14.04.2020, 00:01 14

İSTİKLAL HARBİNDE YİĞİT BİR AKŞEHİRLİ

Dursun Onbaşı’nın da gönlü her Akşehirli gibi vatan aşkı ile yanıp tutuşmaktaydı. Yunan’ın İzmir’i ve Afyon’u işgal etmesi Akşehir’de yankı bulmuş, halk ümitsizliğe kapılmadan cepheye gitmiş, gidemeyenler ise Akşehir’de kalıp vatan için ne yapılması gerekirse yapmaya çalışmıştır. Dursun Onbaşı da cepheye hiç düşünmeden koşanlardandır. Afyon’da, Sakarya’da savaşmış ve gazi olmuştur. Gözü pek bu yiğit Akşehirliyi, Topçu Mülazım-ı Evvel Mustafa Hulusi Efendi İstiklal Harbi Hatıralarında şu şekilde anlatmıştır:

“Balmahmut İstasyonu’nu geçtik. Akşam kendini yavaş yavaş göstermeye başlamıştı. Karanlık, siyah bir tül gibi her tarafı kaplarken, düz bir sahada kalın gövdeli meşeliğin iri dalları altına Karaağaç denilen mevkie geldik. Askerler ateşlerin başına toplanmış hararetli konuşmalar yapıyordu. Muharebenin iki günlük safahatından, vukuatından bahsediliyordu. Bolvadin’in Gölkarabağ Köyü’nden Ömer Çavuş şöyle konuşuyordu: ‘Arkadaşlar, Akşehirli Dursun Onbaşı’nın acele etmemesini, orta çıkışlar yapmamasını, ileri geri atılmamasını, vakitsiz hücuma kalkmamasını ne kadar söyledimse de dinletemedim. Çok acıdım, bereket versin ki aldığı yaralar hafifmiş’ diyordu. Bu sese kulak verdim. Çünkü ben de Dursun Onbaşı’nın bir hemşerisi ile konuşmasını Bolvadin’den çıkarken dinlemiştim. Onu, o günkü konuşmasından iyice tanımıştım. Kendisi, çok kahraman ve dilâver bir delikanlı idi. Yaralandığını işitince sanki içim sıcak bir demirle dağlandı. Ömer Çavuş konuşmasının devamında; ‘Dursun Onbaşı hareket etmeye başladığımız günlerden beri “Ben şehit olmaya gidiyorum” der dururdu. Arzusuna Muaffak olamadı. Yalnız beş yerinden yaralanmış. Onu seyyar hastanesine bıraktık. Şehit olanları toprağa gömdük. Başlarına birer alamet koyduk. Akşehirli, ne yaman bir delikanlı imiş. Onun sesi bir aslan sesi gibi, top tüfek seslerini boğacak kadar kuvvetliydi. Teker teker mangasını nasıl idare ettiğini gördüm. Her askere ayrı emirler verirdi. Onları taşın ve tümseğin arkasına eliyle koyar gibi yerleştirirdi. Sonra, kendisi bir sıçrama ile ortaya girip uzanır, verirdi ateşi düşmana.”

Akşehirli Dursun Onbaşı, Mustafa Hulusi’nin anılarında böyle yer almıştır. Kendisi hakkında uzun zamandır çeşitli çalışmalar yapmış olsam da akıbeti hakkında ve ailesi hakkında maalesef bir bilgi bulamadım. Onun ve vatan müdafaasında bulunan tüm askerlerimizin ruhu şad olsun.

Kaynakça: Ahmet Atalay-Topçu Mülazım-ı Evvel Mustafa Hulusi Efendi’nin İstiklal Harbi Hatırları- Çizgi Kitapevi, 2016.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
-1
kapalı