3 Kasım 2026 tarihli ve 33419 sayılı Resmî Gazete’de, doğal sit alanları içerisinde bulunan meraların kullanımına yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 26 Ekim 2026 tarihli ve 152 sayılı İlke Kararı yayımlandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan, 26 Ekim 2026 tarihli ve 152 sayılı kararla, doğal sit alanı olarak tescil edilmeden önce mera niteliğinde bulunan alanlarda hayvancılık faaliyetlerinin hangi koşullarda sürdürülebileceği açıklığa kavuşturuldu.

MERALARIN KULLANIMINDA YENİ DÜZENLEME

Karara göre, doğal sit alanı içerisinde yer alan ve sit alanı olarak tescil edilmeden önce mera vasfı taşıyan, yöre halkı tarafından uzun yıllardır geleneksel olarak kullanılan alanlar, mera mevzuatı çerçevesinde özel bir kullanım ve koruma rejimine tabi olacak.

Bu kapsamda, söz konusu alanlarda hayvan otlatılmasına belirli şartların yerine getirilmesi hâlinde izin verilebilecek.

OTLATMA İÇİN TEKNİK RAPOR ŞARTI

Yeni düzenlemeye göre, otlatma faaliyetlerinin doğal sit alanının ekolojik özelliklerine zarar vermeyeceğinin teknik bir raporla ortaya konulması gerekecek.

İlgili idare tarafından hazırlanacak veya hazırlatılacak teknik raporda, otlatmanın doğal çevre üzerindeki etkileri değerlendirilecek.

Ayrıca alanın kaynak değeri ile koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi amacıyla Bölge Komisyonunca yapılacak değerlendirme sonucunda otlatma faaliyetlerine izin verilebilecek.

KURALLARA AYKIRI OTLATMA DURDURULACAK

İlke kararında, belirlenen şartlara aykırı hareket edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımlara da yer verildi.

Teknik raporda veya Bölge Komisyonunca belirtilen hususlara aykırılık tespit edilmesi ya da ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından bu yönde bildirimde bulunulması hâlinde, konu yeniden Bölge Komisyonu tarafından karara bağlanacak.

Aykırılığın tespiti durumunda otlatma faaliyetleri, ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün denetiminde durdurulabilecek.

HAYVANCILIK FAALİYETLERİ AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYOR

Yeni ilke kararı, özellikle doğal sit alanları içerisinde kalan ve geçmişten bu yana hayvan otlatmak amacıyla kullanılan meralar açısından önem taşıyor.

Düzenlemeyle, geleneksel mera kullanımının belirli koşullarda sürdürülmesine imkân tanınırken doğal alanların ekolojik özelliklerinin korunması da esas alınıyor.

Böylece doğal sit alanlarında hayvancılık faaliyetleri ile çevrenin korunması arasında denge kurulması hedefleniyor.