3 Kasım 2026 tarihli ve 33419 sayılı Resmî Gazete’de, nitelikli doğal koruma alanlarında rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinin gerçekleştirilmesine ilişkin yeni bir ilke kararı yayımlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan, 26 Ekim 2026 tarihli ve 157 sayılı kararla, doğal koruma alanlarında rüzgâr enerjisi yatırımlarına yönelik mevcut sınırlamalarda değişikliğe gidildi.
20 TÜRBİN VE 50 MW SINIRI KALDIRILDI
Yeni ilke kararıyla, 5 Ocak 2017 tarihli ve 98 sayılı Doğal Sit Alanlarında Rüzgâr Enerji Santralleri (RES) İlke Kararı içerisinde yer alan önemli bir sınırlama yürürlükten kaldırıldı.
Önceki düzenlemede bulunan, nitelikli doğal koruma alanlarında RES projelerinin 20 adet türbini ve 50 MW kurulu gücü geçmemesi yönündeki ifade yeni kararla kaldırıldı.
Böylece bu alanlardaki RES projelerinin değerlendirilmesinde söz konusu sayısal sınırlar artık uygulanmayacak.
ÇEVRESEL ETKİLER VE EKOLOJİK BÜTÜNLÜK GÖZETİLECEK
Düzenlemeye göre, nitelikli doğal koruma alanlarında kalan rüzgâr enerji santrali projelerinin değerlendirilmesinde alanın kaynak değerleri ve ekolojik bütünlüğü dikkate alınacak.
Projelerin çevresel etkilerinin önlenmesi veya en aza indirilmesine yönelik tedbirlerin yeterliliği incelenecek.
Ayrıca yatırımın kamu yararı bakımından gerekliliği de değerlendirme kapsamında ele alınacak.
RES PROJELERİNDE SON KARAR BÖLGE KOMİSYONUNDA
Yeni düzenleme, nitelikli doğal koruma alanlarında rüzgâr enerji santrallerinin koşulsuz olarak kurulabileceği anlamına gelmiyor.
İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, projelerin hazırlanacak koruma amaçlı imar planları doğrultusunda değerlendirilmesi gerekecek.
İlgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından yapılacak inceleme sonucunda, gerekli koşulları sağlayan projelere izin verilebilecek.
RÜZGÂR ENERJİSİ YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM
Yeni ilke kararı, özellikle nitelikli doğal koruma alanları içerisinde planlanan rüzgâr enerjisi yatırımları açısından önem taşıyor.
Daha önce türbin sayısı ve kurulu güç bakımından getirilen sınırların kaldırılmasıyla, projelerin büyüklüğüne ilişkin bu iki kısıtlama yerine çevresel etkiler, ekolojik bütünlük, kamu yararı ve koruma planları doğrultusunda yapılacak değerlendirmeler öne çıkıyor.
Düzenlemeyle birlikte rüzgâr enerjisi yatırımlarının değerlendirilmesinde doğal alanların korunmasına ilişkin şartlar geçerliliğini korurken, projelere ilişkin karar yetkisi ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunda bulunacak.





