Bayram bir yerlere kaçmak, tatil olmuş. Her yer kapalı. İş yok, güç yok. Paranız varsa tatile kaçacaksınız. Ya da küçükseniz büyüklere gideceksiniz. El öpmeler başlayacak. Büyükseniz bekleyeceksiniz. Size gelecekler.  Ya gideceksiniz ya da size gelecekler. Belki de tatile gidenlerden olacaksınız, üç günlüğüne, beş günlüğüne. Bayram, bayram. Birkaç günlüğüne dinlence olmuş, ister dinlen, ister gez, toz. Bayramı bayram gibi yaşamaksa sana kalmış.   

Bayram günlerinde eski bayramları hatırlamamak elde değil. Bayram günlerinden hep tatlı anılarım kalmıştır. Arife günü oldu mu babamla berber dükkânına giderdik. Saçlarımı kestirir, bayramlık elbiseler, Arasta’dan ayakkabı alırdık. O gün sabahı zor ederdim. Bayram günleri Lunapark kurulurdu. Hatırladığım kadarıyla Hıdırlığın altında, İstasyonda Lunapark kurulurdu. Sonra Lunaparklarda son ses açılan müzikler şehri kaplardı. Sabahlara kadar müzik sesleri kulakları çınlatırdı. Bayram sabahları akide şekeri tadında hep tatlı anılar kalmıştır bende. Sonra bayramlarda aile çay bahçeleri vardı. Ne kadar küçüktüm hatırlayamıyorum. Manolya Çay Bahçesini hatırlıyorum, bir bayram günüydü. Sihirbazın ağzından jilet çıkartmasıdır hatıralarımda kalan.

Bayram günleri geçmişin güzel insanlarıdır, zihnimde canlanıveren. Bayram günleri anneannemi hatırlarım. Bahçeye bakan küçücük pencerenin önünde bir sedirde otururdu. Bahçeye bakardı. Küçücük odasının ortasında bir mangal. Odayı değil ama sımsıcak içimizi ısıtırdı. Akşama dek gözleri kapıda beklerdi. Acaba kim gelecek? Oğlum, kızım, torunum, komşularım. Ben askerlik görevimi yaparken vefat etmiş. Üzülmeyeyim diyerek bildirmemişler. Asker dönüşü öğrenmiştim. Bilmiyorum, anneannem ile bayram sevincim, mutluluğum da mı ölmüştü?

ALBAY TOLGA YUVALI ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ ALBAY TOLGA YUVALI ÖĞRENCİLERLE BİR ARAYA GELDİ

Saray, Uğur, Uzay Sinemaları bayram şerefine iki film birden oynatırdı. Daha çok macera ve kovboy filmleri. Harçlıklar sinemalara harcanırdı. Saray Sineması sabah matinesine giden, öğleye Uğur yada Uzay Sinemasında hayal perdesinin önünde kendini buluverirdi.

Anıt alanında da bayram yeri kurulur, kukla gösterileri, atlı karıncalar çarpışan arabalar, balerin, gondollara binilir, çocukların yüzleri boyanır, pamuk helva satanlar, simitçiler, limonatacılar, macuncular alandaki yerlerini alırdı. Çocukluğumda da eski bayramların güzelliğinden bahsedilirdi. Şimdi de eski bayramların güzelliğinden dem vuruluyor.

Bayramla ilgili bir yazı yazayım dedim.  Bugün kanun kitaplarından biraz uzaklaşacağım.  Ne hukuk kitapları okuyacağım ne Ceza Kanunu. Bugün sevdiğim bir işi yapacağım, yarım kalan bir öykü kitabım var elimde onu okuyacağım, yazı yazacağım. Sonra bayram sevincimi birkaç gün de olsa yaşayacağım.

Bayramı birkaç gün de olsa bayram tadında geçiririz, sonrası yine gerçekle yüz yüze kalırız, kaldığımız yerden hayata devam… Küslük, kırgınlık, dargınlık. Neyse.       (AKŞEHİR -2023)