Canını, malını, sağlığını kaybetme korkusu, düşman korkusu, açlık, yokluk korkusu, bunlardan daha önemlisi şirke, küfre düşme, haram ve günahlara girme, cehenneme gitme gibi korkuları vardır. Bu korkular aşırıya gitmedikçe tedbire, önlemler almaya, iyiliğe, başarıya götürür.
Bunun için insan, toplum hatta hayvanlar önce huzur, güven ve sığınacak bir yer ararlar.
Doğru düşünen bir insan ilk sığınak olarak Allah'ı bulur. Allaha inanmak O'nun koruması ve yardımına sığınması, O'na tevekkül etmesi insan için en güçlü sığınaktır. Allah'ın sonsuz kudret ve iradesinin üstünde bir başka kuvvetde yoktur. Allah E'l-Mü'min'dir.
Allah'ın güzel isimlerinden olan E'l-Mü'min sıfatı; "güven veren, vaadine güvenilen, inananları korku ve endişeden güvende kılan, kullarına iman nuru bağışlayan ve sığınanları koruyan" dır. En Emin olan en başta Allah'tır.
Peygamberlerin ortak dört sıfatından biride emin olma sıfatıdır. Bütün peygamberler en emin kimselerdir. Peygamberimiz peygamber olmadan önce ve sonrası herkes onu Muhammedü'l Emin olarak tanıdı, sevdi, güvendi. Dostu kadar düşmanları bunda müttefikdirler.
İnsanda aranan ilk vasıf inanmakdır. İnanan insanın ilk özelliği güzel ahlak sahibi olarak güvenilir insan olmaktır. Mü'min demek; Güven sağlayan, kendisine güvenilen, vaadine itimat edilen, gönlünü imana açanlara Allah'ın izniyle hidayet eden, kendisine güvenenleri korkudan emin kılan kimsedir.
Güvenli bir toplum, bireylerin fiziksel, hukuki ve sosyal olarak kendilerini güvende hissettiği, adaletin ve karşılıklı güvenin hâkim olduğu bir yapıdır.
Güven sorununa bağlı olarak bir sevgi, saygı, samimiyet, özen, nezaket, dürüstlük, emanete sahip çıkma, sözünde durma, ahde vefa, özveri, hak-hukuka riayet,adalet sorunumuz olduğu çok açık. Çok net bir şekilde anlaşılıyor ki, bir güven dünyası, güven toplumu inşa etmeye ihtiyacımız var.
Ailede ve toplumdaki güven eksikliğine bağlı problemlerin temelinde Allah sevgisi ve korkusunun olmayışı, ahlak değerlerden yoksun, aldatma, yalan, fitne, zulüm kaynaklı kapitalist, materyalist sistemler toplumun vazgeçilmez değerlerini ve güveni yok etmektedir. Sadece emniyet tedbirleri yolumun güvenliği sağlamaya yetmemektedir.
Peygamberimiz toplumda güvenin kaynağını anlatırken; (İyi) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. (Asıl) muhâcir de Allah'ın yasakladıklarını terkedendir" (Buhârî, Îmân 4, 5)
Peygamberimiz gerçek manada bir Mü'mini anlatırken; “Sizden biriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe (hakiki) iman etmiş olmaz.” (Tirmizî, Sıfatü"l-kıyâme, 59)
Bu iki hadisi şerif ve"Bizi aldatan bizden değildir" hadisi şerifleri, Müslümanlarının karşılaştı birbirlerine verdikleri selamlarla kurdukları iletişim güvenli insan, güvenli toplum ve barışa giden yolu göstermektedir.
Mü'min inanan ve güvenilen insandır. İnanmayan ve güvenil meyen insanda hayır yoktur.





