Saatler süren sessiz bekleyişin ardından enkazın altından bir ses geliyor. Arama kurtarma ekipleri çalışıyor, metrelerce betonun arasından bir yaşam belirtisine ulaşılıyor.
Saatler sonra beklenen haber geliyor:
“Canlıya ulaştık!”
O an herkes için büyük bir sevinçtir. Enkaz altındaki vatandaşımız bilinci açık şekilde çıkarılmış, konuşuyor, hatta dışarıdan bakıldığında durumu düşündüğümüzden çok daha iyi görünüyordur.
İşte tam da o anda çok önemli bir gerçeği bilmemiz gerekiyor:
Enkazdan canlı çıkmak, tehlikenin tamamen geçtiği anlamına gelmeyebilir.
Çünkü uzun süre ağır bir cismin altında sıkışmış bir kişiyi bekleyen ciddi tehlikelerden biri Crush Sendromu, yani ezilme sendromudur.
CRUSH SENDROMU NEDİR?
Bir insanın kolu, bacağı veya vücudunun başka bir bölümü uzun süre ağır bir cismin baskısı altında kaldığında kas dokuları ciddi şekilde zarar görebilir.
Ezilen kas hücrelerinin içerisinde birtakım maddeler birikmeye başlar. Özellikle potasyum ve miyoglobin gibi maddeler, baskının kalkması ve kan dolaşımının yeniden başlamasıyla birlikte kana karışabilir.
İşte tehlikenin önemli bir kısmı burada başlar.
Bu maddelerin hızla dolaşıma katılması kalpte ciddi ritim bozukluklarına, böbreklerde hasara, dolaşım problemlerine ve hayati tehlikeye neden olabilir.
Yani enkaz altında saatlerce hayatta kalmayı başaran bir insanın, çıkarılmasının ardından da çok dikkatli ve hızlı bir tıbbi müdahaleye ihtiyacı olabilir.
Bu nedenle enkazdan çıkarılan bir yaralının konuşuyor olması, “Ben iyiyim” demesi veya dışarıdan ciddi bir yarasının görünmemesi bizi yanıltmamalıdır.
İYİ NİYET BAZEN YETMEZ
Afetlerde vatandaşlarımızın yardım etme isteği son derece değerlidir. Ancak özellikle enkaz başında yapılacak bilinçsiz bir müdahale, iyi niyetle yapılmış olsa bile ciddi sonuçlara yol açabilir.
Enkaz altındaki veya yeni çıkarılmış kişiye gelişigüzel yiyecek ve içecek verilmemelidir.
Burada halk arasında sıkça duyduğumuz bir ifadeyi de düzeltmek gerekiyor:
“Enkazdan çıkana su verirsen ölür.”
Mesele bu kadar basit değildir.
Crush Sendromunda tıbbi sıvı tedavisi aksine son derece önemli olabilir. Ancak bunun hangi sıvıyla, hangi yolla, hangi miktarda ve ne zaman uygulanacağı sağlık profesyonellerinin işidir. Ağızdan bilinçsizce su veya başka bir içecek vermek ile sağlık ekiplerinin damar yoluyla uyguladığı kontrollü sıvı tedavisi aynı şey değildir.
Bu ayrımı bilmemiz gerekir.
“BETONU KALDIRALIM, ÇIKSIN” DEMEYİN
Bir başka önemli konu ise sıkışmış kişiyi bir an önce kurtarma isteğidir.
Enkaz altında bir kişinin bacağı veya kolu ağır bir beton parçasının altında sıkışmış olabilir. Onu gören vatandaşın ilk düşüncesi doğal olarak “Şunu kaldıralım da insanı çıkaralım” olacaktır.
Fakat özellikle uzun süreli sıkışmalarda bu işlem profesyonel ekiplerin kontrolünde gerçekleştirilmelidir.
Çünkü baskının ortadan kaldırılmasıyla birlikte ezilmiş dokulardaki maddeler dolaşıma katılabilir ve kişinin sağlık durumu hızla değişebilir.
Bu nedenle arama kurtarma operasyonlarında mesele yalnızca beton kaldırmak değildir.
Doğru zamanda, doğru yöntemle ve sağlık ekipleriyle koordineli şekilde kurtarmaktır.
Profesyonel arama kurtarmanın önemi de tam olarak burada ortaya çıkar.
ENKAZDAN ÇIKARILDIĞINDA İŞ BİTMEZ
Televizyonlarda afet bölgelerinden gelen görüntülerde sıkça görürüz.
Bir vatandaş enkazdan çıkarılır, sedyeye alınır ve alkışlar yükselir.
Elbette o alkış büyük bir sevincin ifadesidir.
Fakat arama kurtarma personeli ve sağlık çalışanları açısından operasyonun çok kritik başka bir aşaması o anda başlamaktadır.
Yaralının değerlendirilmesi, gerekli tıbbi müdahalelerin yapılması ve mümkün olan en kısa sürede uygun sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekir.
Çünkü bazı tehlikeler gözle görülmez.
Crush Sendromu da bunlardan biridir.
AFETLERDE BİLGİ DE HAYAT KURTARIR
Afetlere hazırlık yalnızca çantamızı hazırlamak, toplanma alanımızı öğrenmek veya evimizdeki eşyaları sabitlemek değildir.
Afet anında ne yapmamamız gerektiğini bilmek de hazırlığın bir parçasıdır.
Enkaz başında profesyonel ekiplerin çalışmasına müdahale etmemek, enkazın üzerine kontrolsüz şekilde çıkmamak, sıkışmış bir yaralıyı bilinçsizce çekmemek, ağır parçaları kontrolsüz biçimde kaldırmamak ve yaralıya gelişigüzel yiyecek-içecek vermemek de hayat kurtarabilir.
Bazen yardım etmek, bir şey yapmak değildir.
Bazen yapılmaması gerekeni bilmektir.
Depremlerde amacımız yalnızca enkaz altındaki insana ulaşmak değildir.
Onu sağlıklı ve güvenli bir şekilde hayata geri döndürmektir.
Çünkü bazen asıl tehlike, kurtulduğumuzu sandığımız anda başlayabilir.
Crush Sendromunu bilmek belki birkaç dakikamızı alır.
Ama o bilgi, bir gün bir insanın hayatıyla aramızdaki fark olabilir.
Bilgi Hayat Kurtarır.





