-Geçtiğimiz Aralık ayında işsizlik oranı yüzde 13,7 olarak gerçekleşti.
-Bir önceki ay olan Kasım ayında işsizlik oranı yüzde 13,3 düzeyindeydi.
-15-24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 25'e yükseldi. (TÜİK verileri)

İşsiz sayısının sürekli artması bir şeylerin ters gittiğini gösteriyor. Halbuki Ekonomi Bakanı Berat Albayrak’ın "2022’de işsizliğin tek haneye düşeceğini" açıkladığı günlerden çok uzak değiliz. Ancak durum o ki bu giderek imkansız hale geliyor. Çünkü her sene 1 milyona yakın kişi işsiz kalıyor. Evet, yanlış duymadınız; her sene 1 milyon işsiz, bu ordunun içine katılıyor. Ben de 1 buçuk senedir bu ordunun içerisindeyim. Ama ben daha yeni olduğum için onbaşı sayılırım. Öyle ki yüksek lisans mezunu işsizler, 5 yıldır işsiz olanlar bu ordunun albayı, generali durumundalar.

Bir de bizim: "Yav iş var da gençlere beğendiremiyoruz" diyenler var. Eyy bu sözü söyleyen ekip, size iki cümle ile cevap vermek istiyorum: Sen üniversitelerin bölümlerini istihdam ihtiyaçlarına göre ayarlayamaz ve gereğinden fazla sayıda fakülte açarsan ve arz- talep dengesini ortadan kaldırırsan, elbette her genç okuduğu bölümde iş sahibi olmak isteyecektir. Bu bir. Öğretmenlik bitirmiş adama garsonluk teklif edersen, yüksek lisans yapmış adama bekçi ol dersen sana verilecek cevap: “Hadi oradan” olacaktır. Bu da iki.

Bir de Avrupa ile Türkiye'yi kıyaslayanlar var. Neymiş efendim Avrupa bitikmiş. Şimdi, Avrupa deyince aklımıza gelen ilk ülke olan Almanya ile Türkiye'yi kıyaslayalım:

-85 milyon nüfusa sahip Almanya'da; iş gücüne katılım oranı yüzde 77 iken işsizlik oranı yüzde 3,2.
-83 milyon nüfusa sahip Türkiye'de; iş gücüne katılım oranı yüzde 51,8 iken işsizlik oranı ise yüzde 13,7.

Gördün mü? İşsizliği yüksek nüfus oranına bağlayanların fikirleri de çürümüş oldu böylece. Çünkü Almanya ile aramızda sadece 2 milyon nüfus var. Yukarıdaki verileri kafamdan sallamıyoru, hepsini kısa bir araştırma ile teyit edebilirsiniz.

Birileri rahatsız olmasın diye gerçeği sürekli gizleyemeyiz. Bir problem ile başa çıkabilmek için evvela problemi tanımlamak zorundayız. Sorunlarla yüzleşmekten kaçınırsak elbette çözüm yolu üretemeyiz.

Önlem alınmaz ise yılsonuna kadar işsizliğin önü alınamaz gibi duruyor. Üniversite mezunu işsiz oranının da giderek artacağı aşikar. Çünkü fakülteler neredeyse her ilçeye açılmış durumda. Üstelik öğrenci, üniversiteden mezun olduğunda işsiz kalmasının yanı sıra devletten alınan kredi borcu da 20-25 bin ₺ arası tutuyor. Öğrenci işsiz kaldığı yetmezmiş gibi bir de dağ gibi borç sırtında kalıyor.

Nereden bakarsanız bakın tutarsızlık. Umarım sene içerisinde işsiz sayısını 5 milyon olarak görmeyiz.