2021 yılında Dereçine kasabasının tüm tarihçesini yazıp kitaplaştırırken, kitabımızın da rehberi olan Hilmi Oral Aytemir ile Dereçine’de bulunan buzluk mağarasına da giderek incelemede bulunmuştuk. Sultandağlarında birisi Değirmenköy, bir diğeri ise Dereçine’de bulunan iki ayrı buzluk mağarası bulunur.
Buzluk mağarası Dereçine’nin en önemli ve bilinen mağarasıdır. Elmas Deresi’nin güney kısmında, 2519 metrede bulunmaktadır. Mağara yazın buz üretmesi ile ünlüdür. Buzluk Mağarası’nın duvarlarında buzların oluşması, mağaranın biçimi ve iklim ile ilgilidir. Yaz aylarında mağaranın duvarlarından sızan su, mağara dışındaki sıcaklığının yüksek olması nedeniyle buharlaşır. Buharlaşmayla meydana gelen sıcaklık kaybı, soğumaya ve sonuçta mağara duvarlarının buz tabakası ile kaplanmasına yol açmaktadır. Kış aylarında özellikle dağlarda kar olduğu zamanlarda mağara, yazın olduğunun aksine dış ortama göre sıcak bir havaya sahiptir. Mağaradan kışın buhar çıktığı söylenir.
09.01.2021 tarihinde Dereçine eşrafından Hilmi Oral Aytemir ile zorlu bir yolculuk sonrası mağaraya ulaştık. Mağaraya ulaştığımızda, hava sıcaklığı -4’tü. Mağarada buza tesadüf edemedik. Dereçine halkının bize anlattığı kadarıyla bildiğimiz, mağaranın kış aylarında buz tutmadığı olayı, bir hakikat idi. Mağaranın içine zorlukla girdiğimizde, içerinin +3.5 derece olduğunu ölçtük. Tabiatın insanoğluna sunduğu bu lütuf turizm açısından da ilerleyen zamanlarda gerektiği ilgiyi görecektir. Yöre halkı mağaradaki buzların şifalı olduğuna inanmaktadır. Mağara’nın bir de efsanesi vardır.
Buzluk mağarasına şu şekilde çıkılır: Sultan Dağları’nın doruklarına yakın bölgede, meşe ormanları arasından toprak yolla Kirazlı Yaylası’na kadar araçla gitmek mümkündür. Buzluk Mağarası’na ulaşmak için, Kirazlı Yaylası’ndan itibaren 3 saatlik zorlu bir yürüyüş gerekmektedir. Ardıç ve fındık ormanları arasında bulunan patikadan yürüyerek önce Kapıkayalar’a daha sonra Yongalı mevkisinden Elmas Deresi’ne ulaşılır. Dereden itibaren, karşı yamaçlardaki kayalıklara doğru tırmanmak gerekir.
BUZLUK MAĞARASI EFSANESİ
Dereçine Kasabasında bulunan buzluk mağarası ile ilgili birde bir efsane anlatılmaktadır, bu efsane ise şöyledir:
“Bursa'nın Osmanlı Devleti’nin başkenti olduğu 1300’lü yılların ortalarında, padişahın bir yakını hastalanır. Hekimler, hastalığının çaresinin "buz" olduğunu söylerler. Yazın ortasında buz nereden bulunacaktır? O sırada sarayda muhafız olarak bulunan Dereçineli bir asker, huzura çıkar ve kendisinin buz bulabileceğini söyler. Askerin emrine develer, katırlar verilir ve asker yola çıkar. Günlerce yol gider, sonunda Sultan Dağları’ndaki Buzluk Mağarası’na gelir. İstediği kadar buzu, samanların içerisinde muhafaza etmek suretiyle, yaz sıcağında Karahisar’dan Bursa’ya götürür. Bu işten fazlasıyla memnun olan Padişah, askere sorar: "Dile benden ne dilersen?" Asker, köyünde başını sokacak bir evinin olmadığını söyler ve kendine bir ev yapılmasını diler. Padişah ferman buyurur: "Tiz bu askerin köyüne bir ev yapın...” Hemen Dereçine’nin en güzel yerine asker için saray yavrusu bir ev yapılır. Hatta eve üç katlı olarak başlanır; ama evin yapıldığı yer rüzgâra açık olduğu için iki katlı olarak tamamlanır...
Günümüzde Dereçineliler, Kemal Mahallesi’nde, Davulkaya’nın tam ardına düşen alanda, padişah fermanı ile yapılan evin harabelerinin olduğunu söylemektedirler.
Not: Dereçine Eşrafından Hilmi Oral Aytemir ile efsanede bahsi geçen askerin halk tarafından kabul gören ev yerine 10.01.2021 tarihinde gittik. Ev; Kemal Mahallesi’nde bulunan Sarı Kemal Mescidi’nin batı kısmındadır. Alanda eve ait olduğu düşünülen bazı temel taşları bulunmaktadır.





