Ve bazı takımlar vardır ki; formasını giyen futbolcudan çok daha fazlasını temsil eder. İşte tam da böyle bir hikâyenin adıdır Akşehirspor.
Yıllardır hasretle beklenen o güzel haber İzmir'den geldi. Akşehirspor, heyecanı ve seyir zevki yüksek büyük bir mücadele sonunda uzatma dakikalarında attığı golle 3. Lig’e yükseldi. Bu başarı; yalnızca atılan golle değil, tribünde susmayan taraftarın sesiyle, deplasman yollarında çekilen çileyle, yoklukta vazgeçmeyen insanların inancıyla yazıldı.
Çünkü Anadolu’da futbol sadece futbol değildir.
Bir şehrin moralidir.
Bir çocuğun hayalidir.
Bir esnafın yüzündeki tebessümdür.
Bir bayrağın sokakta daha gururlu dalgalanmasıdır.
Akşehirspor’un başarısı da tam olarak budur.
Bugün herkes seviniyor. Çünkü bu yükseliş; yıllardır emek verenlerin, “Bir gün başaracağız” diyenlerin zaferidir. Belki imkânlar sınırlıydı, belki destek yetersizdi ama inanç hiçbir zaman eksik olmadı.
Futbol bazen milyonluk transferlerle değil, yürekle kazanılır.
Akşehirspor bunu gösterdi.
Şimdi önümüzde yeni bir yol var. 3. Lig kolay değil. Daha büyük mücadeleler, daha güçlü rakipler, daha ağır sorumluluklar olacak. Ama unutulmamalıdır ki; zor zamanlarda ayağa kalkmayı öğrenen şehirler kolay kolay yıkılmaz.
Bu başarıya emek veren futbolcusundan teknik heyetine, yöneticisinden taraftarına kadar herkesi gönülden kutluyorum. Çünkü onlar sadece bir üst lige çıkmadı; bir şehrin yeniden umutlanmasını sağladı.
Artık daha yüksek sesle söyleme zamanı:
Akşehirspor yalnız değildir.
Çünkü bu arma, bir şehrin kalbidir.





