Sonra tanıdık birinden yangın tüpü bulunur, bagaja konulur ve muayeneye gidilir. Araç kontrolden geçtikten sonra o yangın tüpü sahibine geri verilir, araç ise yeniden yola çıkar.

Ne yazık ki bu, yıllardır karşılaştığımız yanlış bir alışkanlık.

Oysa yangın tüpü, muayene istasyonundaki bir kontrol maddesini geçmek için değil, ihtiyaç anında kullanılmak için araçta bulunur. Çünkü araç yangını, “Muayenen ne zaman?” diye sormaz.

Elektrik tesisatındaki bir arıza, yakıt kaçağı, motor bölümünde oluşan aşırı ısınma ya da trafik kazasının ardından meydana gelebilecek bir yangın, saniyeler içerisinde büyüyebilir. Böyle bir anda küçük bir yangına başlangıç aşamasında müdahale edebilmek ile yalnızca çaresizce izlemek arasında bazen araçta bulunan basit bir yangın söndürücü vardır.

Elbette burada önemli olan yalnızca yangın tüpünü bagaja koymak da değildir.

Yangın söndürücünün kullanılabilir durumda olması, periyodik kontrollerinin yapılması ve sürücünün gerektiğinde nasıl kullanacağını bilmesi gerekir. Yıllarca aracın bir köşesinde unutulmuş, durumu hiç kontrol edilmemiş bir tüp de kişiye sahte bir güven duygusu verebilir.

Aynı durum ilk yardım çantası için de geçerlidir.

İlk yardım çantasını yalnızca “araçta bulunması gereken malzemelerden biri” olarak görmek yanlış olur. Trafik kazasında meydana gelen küçük ya da büyük bir yaralanmada, profesyonel sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar ihtiyaç duyulabilecek temel malzemeler burada bulunur.

Ancak kaçımız zaman zaman ilk yardım çantamızı açıp içindeki malzemeleri kontrol ediyoruz?

Eksilen malzeme var mı?

Kullanım süresi dolmuş bir ürün bulunuyor mu?

Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz anda kullanabileceğimiz durumda mı?

Reflektör de çoğu zaman önemini ancak araç yolda kaldığında anladığımız bir başka güvenlik ekipmanıdır. Özellikle gece saatlerinde veya görüş mesafesinin düşük olduğu durumlarda, arkadan gelen sürücüleri tehlikeye karşı önceden uyarmak, ikinci bir kazanın önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Aslında mesele yalnızca yangın tüpü, ilk yardım çantası veya reflektör değildir.

Mesele güvenlik kültürüdür.

Bir güvenlik malzemesini yalnızca kontrol edileceğimiz gün yanımıza alıyorsak, kuralı yerine getiriyor gibi görünürüz; ancak tedbiri gerçekten almış olmayız.

Trafikte güvenlik yalnızca emniyet kemeri takmakla, hız sınırına uymakla veya aracın teknik bakımını yaptırmakla sınırlı değildir. Beklenmedik bir durumda kullanabileceğimiz temel ekipmanların araçta hazır bulunması da bu sorumluluğun bir parçasıdır.

Belki o yangın tüpünü yıllarca hiç kullanmayacağız.

Umarım da kullanmak zorunda kalmayız.

Fakat ihtiyaç duyacağımız gün, “Keşke araçta olsaydı” demenin hiçbir faydası olmayacaktır.

Bu yüzden araç muayenesinden önce arkadaşımızdan, komşumuzdan ya da başka bir araçtan yangın tüpü ödünç almak yerine, kendi aracımızın güvenlik ekipmanlarını tamamlamalıyız.

Çünkü yangın tüpü ödünç değil, sürekli olmalı.

Muayene birkaç dakikada biter.

Ama trafikteki sorumluluğumuz, kontağı her çevirdiğimizde yeniden başlar.