Şeker Bayramı, adı gibi şeker bir bayramdır. Ama sadece tatlıların ve şekerlerin paylaşıldığı birkaç güne sığdırılan bir bayram değildir. Sevginin, saygının ve hoşgörünün yeniden anlam kazandığı günlerin adıdır bayram. Kırgınlıkların unutulduğu, gönüllerin birbirine yaklaştığı özel zamanlardır.
Şeker Bayramı denilince ilk akla gelen elbette şekerlerdir, lokumlardır, baklavalardır. Bayram günlerinde meydanlarda kurulan eğlence alanları, her gün düzenlenen tiyatro gösterileri, davul sesleri… Hepsi bayramın ayrılmaz parçalarıdır. Şeker Bayramı denilince zihnimizde canlanan hatıralar bunlardır.
Sonra birden bayram günlerinde şehrimizin birbirinden güzel sinemaları düşer aklıma: Saray, Uğur, Uzay sinemaları… “Bayram şerefine” denilerek iki film oynatılan o eski sinemalar… Sinemaya on kuruş ya da on beş kuruş vererek girdiğimiz, bayram harçlıklarını sinemalarda harcadığımız günler…
Bayram harçlıklarını sinema salonlarına, lunaparklara, Anıt alanındaki şenliklere harcadığımız günler gelir aklıma. O günlerin heyecanı bambaşkaydı. Lunaparkların ışıkları, pamuk şeker kokuları, kahkahalar… Bayram demek biraz da o çocukluk sevinci demekti.
Şimdi düşünüyorum da… O sinema salonları birer birer yıkıldı. Yazlık sinemalar sessizliğe gömüldü. Evlerdeki televizyonlar ne kadar büyük olursa olsun, o eski sinema akşamlarının tadını vermiyor. Çünkü bayramın asıl güzelliği yalnızca izlenen filmlerde değil; birlikte yaşanan o şehir hatıralarındaydı.
Şeker Bayramı derken farkında olmadan çocukluk günlerimi yazmaya başlamışım. Eski Akşehir ve geçmişin bayramları şimdi bana daha güzel geliyor. Eski sinemalarımız, kıraathanelerimiz, bayram yerlerinin renkli kalabalıkları, lunaparklar, Hacivat ve Karagöz gösterileri… Hepsi birer birer gözümün önünden geçiyor.
Bugün Şeker Bayramı’nın ilk günü. Günlerden bayram… Kapılar çalınacak, büyüklerin elleri öpülecek, çocukların cepleri şeker ve harçlıkla dolacak. Komşular birbirine uğrayacak, eski dostluklar yeniden hatırlanacak.
Belki bugün sokaklarımız eskisi kadar kalabalık değil. Belki Saray, Uğur ve Uzay sinemalarının ışıkları artık yanmıyor. Belki yazlık sinemalarda yıldızların altında film izleyen kalabalıklar da yok. Ama yine de Akşehir’in bayram sabahlarında bir şey hiç değişmez: hatıraların sıcaklığı.
Çünkü bazı şehirler insanın hafızasında bayramlarla yaşar. Benim için Akşehir de öyle bir şehir. Minarelerden yükselen bayram tekbirleriyle birlikte çocukluğumun bayramları yeniden canlanır.
Bayram günleri takvimde bir gün değildir
Bayram
çocukluğun şehrin
hatıraların birleştiği andır.
Ve insan o an anlar
gülüşlerde
dönme dolap ışıklarında
minarelerin sesiyle yükselen
o eski neşeyi:
Akşehir’in şeker tadında
bayramları hâlâ yaşıyor bizde.
(15/03/2026-Akşehir)





