Oysa matematik çok basit: Birçok kişi için küçük sayılan meblağlar birleştiğinde ortaya devasa bütçeler çıkar. Bu maddi güçle şehrimiz için neler yapılamaz ki?
Gelin, en somut örnekten gidelim: Akşehirspor.
Takımımızın 3. Lig’de, yani profesyonel ligde oynaması bu kadar yakınken, neden herkes adım atmaktan imtina ediyor? Birçoğunuzun yıllık reklam ve fuar bütçesi olarak gözden çıkardığı rakamlar, aslında Akşehirspor’a verilecek bir desteğin yanında çok daha düşük kalıyor. İddia ediyorum; Akşehirspor’a yapacağınız destek, planladığınız herhangi bir reklam organizasyonundan daha fazla prestij ve geri dönüş olarak size ve işletmenize dönecektir. Hem Akşehir kazanacak, hem siz kazanacaksınız.
Düşünüyorum da; yıllar önce bir "sümüklü sahte bir hoca" figürü için bu küçük şehirde ne kadar istekli bağışçılar vardı. O dönemde koca şehirlerle yarışan bağış miktarları bir çırpıda toplanabiliyordu. Peki, bugün neden aynı özveriyi şehrimizin markası, evlatlarımızın umudu olan Akşehirspor için göremiyoruz?
Beyler, ayıptır!
Bu hepimizin kazancına doğrudan etki eden bir şehir. Akşehir sahipsiz mi kalacak? Hayallerimiz tam gerçek oldu derken, bu emekler yarım kalıp çöpe mi atılacak? Yoksa bu takım, birilerinin şov malzemesi olarak mehter takımı misali yerinde mi sayacak?
Unutmayın; bu takım profesyonel ligde oynayamazsa, şehrin ekonomisinden sosyal yaşamına kadar kaybedecek olan yine biziz. Aklınızı başınıza, elinizi vicdanınıza koyun.
Çünkü başka Akşehir yok.





