İnsan eğitime muhtaç bir varlıktır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yarattıklarını terbiye edendir. Kitaplar ve peygamberlerle insanı iki cihan saadetine hidayet eden Allah, ibadetlerle de insanı eğitmektedir. O hiçbir şeye muhtaç değildir.

Her insan bu eğitime muhtaçtır. "Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Umulur ki Takvâya erersiniz" (Bakara suresi 183)

Bu ayette orucun insana verdiği en önemli dersin takvâ ile Allah'ı tanımak, O'na inanmak, sevmek, korkmak, ihsan boyutunda O'nu görür gibi yaşamak, teslimiyet ve itaat olduğu anlatılmaktadır.

Oruç, riyâsı olmayan İhlâs dolu bir ibadettir. İyi insan olmanın ilk yolu Allah'ı tanımak, O'nu sevmek ve O'ndan samimi bir şekilde içten korkmaktır. Oruç tutan insan her an Allah'ın her şeyi gördüğünü, bildiğini, işittiğini, haberdar olduğunu bilerek iyi işler yapacak ve yaptığını en iyi yapmaya çalışacaktır.

Oruç kötülüklerle kişi arasında âdeta koruyucu bir kalkandır.

Oruçla insan, nefsine hakimiyetle güçlü bir irade sahibi olmaktadır. Kötülüklerden korunmak, iyilikleri başarmada güçlü irade sabırla birleşerek bitmez bir enerji olmaktadır. Bu hayatın her alanında kendini gösterecektir.

Oruçla gelişen merhamet duyguları ile de başkalarının halini hissetme, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını geliştirerek sosyalleşme gibi kâmil bir insan olma yolunda önemli bir mesafe alınır. Sevgiler artar, kardeşlik köprüleri kurulur. Birlik içinde güçlü bir toplum olur.

Nefis terbiyesi insan hayatının en önemli eğitimidir. İnsanın nefsine hakim olması kötülüklerden korunmanın, öfkesini yenmenin, güzel işleri başarmak için sabırla gayret göstermenin vaz geçilmez yoludur. İyi insan olmanın yolu nefis terbiyesiyle başlar. Nefsin esiri değil, nefsine hakim insan hayat yolunda mutlu, sağlıklı insandır.

Hz. Mevlâna bu hakikate işaretle; nefsin "içimizdeki Firavun" olduğunu ve ancak açlıkla terbiye edilebileceğini söyler. Oruç, işte o "benlik" duvarını yıkan en güçlü balyozdur.

Gazzâlî de: “Hz.Yusuf’a, ‘Mısır ülkesinin hazinesi senin elinde olduğu hâlde neden aç duruyorsun?’ diye sormuşlar. Cevap vermiş: ‘Kendim doyunca açların halini unuturum diye korkuyorum.’

Gazal’i yine orucun hikmetini anlatırken: “Aç kalmanın faydalarından biri de açları ve muhtaçları hatırlamaktır. Çünkü açlık hâli insana Allah’ın yarattıklarına karşı merhametli olmayı, onlara ikramda bulunmayı, şefkat göstermeyi öğretir. Kendileri tok olanlar açların acılarını hissedemezler” (İhyâ, 1332, III, 85).

Oruç nefse hakim olmak onu tutmaktır.

Tut bizi ey oruç, Yalandan, yalan ve hile ile iş yapmaktan, Cimrilik ve israftan, Sevgisizlik ve saygısızlıktan, Donat bizi güzel ahlak ve iyiliklerle, Sevelim, sevilelim, Bize bizden yakın olan Allah'a yaklaşarak Sevgisine ve rızasına erdir.

Gayesine, hikmetine, amacına uygun oruçlar tutmak duasıyla, oruçlarımız mübarek olsun.