Stadın ışıkları altında
yalnız bir top dönmüyordu artık;
bir şehrin yıllardır içine attığı umut
yuvarlanıyordu çimlerin üstünde.

Ve insanlar…
çocuklar, ihtiyarlar, işçiler, esnaflar,
aynı anda aynı duaya durmuş gibiydi.

Çünkü bazı şehirler
yalnız taşla, toprakla kurulmaz.
Bazı şehirler
bekleyişle kurulur.
Sabırla.
Özlemle.

Uzatma dakikalarında gelen o gol
bir fileyi değil yalnız,
yılların sessizliğini yırttı.

Bir adam
ellerini semaya kaldırdı orta sahada.
Bir çocuk
babasının omzunda ağladı.
Ve bir şehir
yeniden kendine inandı.

Nasreddin Hoca’nın mayası tuttu o gece.

Çünkü birlik,
en çok zor zamanlarda belli olur kardeşim.

Bir ekmeği bölüşenlerin,
aynı tribünde omuz omuza bağıranların,
aynı yenilgide susup
aynı zaferde birbirine sarılanların
hikâyesidir bu.

Akşehir o gece
yalnız bir maçı kazanmadı.

Kendine olan inancını geri aldı.

Ve şimdi
rüzgâr eski günleri taşıyor sokaklara:

“Hoş geldin 3. Lig...”

diye bağırıyor çocuklar.

Bir şehir gülümsüyor ardından.

Sessiz,
gururlu,
ve dimdik.