İlk kurban hadisesinde, Kabil’in kurbanının kabul edilmemesi; ibadetin özünü, niyetini ve hikmetini anlayamamasının bir sonucudur. Bu yanlış anlayış onu nefsine mağlup etmiş, kardeşini öldürecek kadar büyük bir sapmaya sürüklemiştir.
Yeryüzünün en anlamlı varlığı insandır. Allah’tan geldiğini ve sonunda yine O’na döneceğini bilen insan; Allah’ın kulu olduğunun şuuruyla yaşamalıdır. Hayatını, davranışlarını ve özellikle ibadetlerini bu bilinçle değerlendiren kişi, yaptığı her işi anlamlı hale getirir ve onu severek yapar.
Kurban da Allah’ın şiarlarından, İslam’ın en önemli sembollerinden biridir. Allah’a yaklaşmak, O’nun rızasını kazanmak amacıyla belirli hayvanları besmele ve tekbirle kesmek; etinden yemek, yedirmek ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.
Kurban; Hz. İbrahim ve Hz. İsmail kıssasında anlatıldığı üzere Allah’a teslimiyetin, sadakatin, adanmışlığın ve fedakârlığın sembolüdür. Bu ibadet, insanın Allah yolunda gerektiğinde en kıymetli varlıklarını bile en sevdiği Allah yolunda verebilecek bir teslimiyet bilincine ulaşmasını öğretir.
Yüce Allah, birçok ayette yeryüzündeki nimetleri insanın hizmetine verdiğini bildirmektedir. Hayvanlar da bu nimetlerdendir. Kur’an-ı Kerim’de insanların hayvanlardan faydalanması, etlerini yemesi ve paylaşması hatırlatılırken; bütün bu nimetlerin karşılığında şükür istenmektedir. Bu yönüyle kurban, Allah’a hakkıyla şükretmenin de bir ifadesidir.
İnsan, dünyada sahip olduğu hiçbir şeyin gerçek sahibi değildir; sadece emanetçisidir. Mal, mülk, nimet ve imkânlar insana verilmiş birer emanettir. Her emanet bir sorumluluk, her sorumluluk ise bir hesap gerektirir. Kurban ibadeti de insana, sahip olduğu nimetlerin Allah’ın lütfu olduğunu hatırlatır.
Kurban; sadece et yemek değildir. Asıl amaç; Allah’a sadakati, itaati ve teslimiyeti göstermektir. İnsan, gerektiğinde malını hatta canını bile Allah yolunda feda edebilecek bir imana sahip olmalıdır. Hz. İbrahim için dünyadaki en kıymetli varlık oğlu Hz. İsmail idi. Ancak Allah sevgisi her şeyin üstündeydi. İşte bu teslimiyet ve sadakat sayesinde ilahi imtihanı kazandı.
Bugün bizlere düşen de kendi “İsmail”imizi tanımaktır. Bazen malımız, makamımız, nefsimiz, hırslarımız veya dünyaya aşırı bağlılığımız bizim için birer “İsmail” olabilir. Kurban bilinci; Allah sevgisini her şeyin üstünde tutabilme olgunluğuna erişmektir.
Bu kıssa aynı zamanda insanın değerini ve üstünlüğünü de ortaya koymaktadır. İnsan, boş, anlamsız yere kurban edilemez. Çünkü yaratılmışların en şereflisi insandır. Her şey insan için yaratılmıştır; insan ise yalnızca Allah’a kul olmak için yaratılmıştır. İnsan sadece Allah’a teslim olur, O’na yaklaşmaya ve O’nun rızasını kazanmaya çalışır.
Müslümanın Allah’a itaat niyetiyle yaptığı her güzel amel, insanı Allah’a yaklaştıran birer manevi kurbandır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Keseceğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin takvânızdır…” (Hac Suresi, 37)
Bu ayet; kurbanda asıl olanın şekil değil, takvâ, ihlas, Îsar, ve samimiyet olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kurbanın amacı; Allah’ın rızasını kazanmak, insanı bencillikten, materyalist duygulardan arındırmak, paylaşmayı öğretmek ve nefis terbiyesi ile insanı manevi olarak olgunlaştırmaktır.
Kurban; kardeşliği güçlendiren, yardımlaşmayı artıran, toplumda birlik ve beraberliği pekiştiren önemli bir ibadettir. Sofraların paylaşılması, fakirin gözetilmesi, gönüllerin birleştirilmesi, kurbanın en güzel hikmetlerindendir.
Kurbanın anlamını Arife günü farz namazlardan sonra ve kurban keserken söylenen tekbirler ve "De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim" ayetinde bildirilmiştir. Fuzûli'de bu ayetin ruhuyla yazdığı şiirinde: Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içün Dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam. diyerek Allah'a bağlılık ve teslimiyeti en güzel ifade etmiştir.
Yüce Rabbimizden; keseceğimiz kurbanların bizleri Allah’a ve birbirimize daha çok yaklaştırmasını, daha güçlü bir millet, ümmet, devlet olmamız niyazı ile Kurban Bayramımız yaşama sevincimiz olması duâsıyla mübarek olsun.





