Bazen olay yerindeki en büyük tehlike, ilk bakışta fark ettiğimiz kırıklar veya yaralar değil, kontrol altına alınamayan şiddetli kanamadır.

İnsan vücudu belirli miktarda kan kaybını tolere edebilir. Ancak kanama şiddetliyse tablo çok hızlı değişebilir. Özellikle kol veya bacaklarda meydana gelen ciddi damar yaralanmalarında birkaç dakika içerisinde hayati tehlike ortaya çıkabilir.

İşte böyle bir anda yapılacak doğru müdahale, hayat ile ölüm arasındaki farkı oluşturabilir.

Bu müdahalelerden biri de turnikedir.

Turnike Her Kanamada Kullanılmaz Toplumda turnike konusunda iki farklı yanlış anlayışla karşılaşıyoruz. Bir tarafta en küçük kanamada bile turnike uygulamaya çalışanlar, diğer tarafta ise “Turnike yapılırsa uzuv kesin kaybedilir” düşüncesiyle gerektiği halde turnike kullanmaktan çekinenler var.

İkisi de doğru değildir.

Turnike, her kanamanın ilk müdahalesi değildir. Küçük ve kontrol edilebilir kanamalarda yara üzerine uygun şekilde doğrudan bası uygulanması çoğu zaman yeterlidir.

Ancak kol veya bacaktaki hayatı tehdit eden şiddetli kanama doğrudan basıyla kontrol altına alınamıyorsa ya da yaralanmanın niteliği nedeniyle bası uygulanması mümkün değilse turnike hayat kurtarıcı olabilir. Uzvun kısmen veya tamamen kopması gibi ağır yaralanmalarda da turnike gerekebilir.

Burada önemli olan turnikenin gelişigüzel değil, doğru durumda ve doğru yöntemle uygulanmasıdır.

Turnike Nereye Uygulanır?

Turnike yalnızca kol ve bacaklardaki ciddi kanamalarda kullanılmak üzere düşünülmelidir. Boyun, göğüs, karın gibi bölgelere turnike uygulanmaz.

Uygulama sırasında turnike, kanayan yaranın üzerine değil, yaranın kalbe yakın tarafına, yani yaranın üst kısmına yerleştirilir. Eklem üzerine uygulanmamalıdır.

Kanama noktası tam olarak belirlenemiyorsa veya acil koşullar buna izin vermiyorsa, eğitimli uygulamalarda turnikenin uzvun daha yukarısına yerleştirilmesi gerekebilir.

Turnike yeterince sıkılmalıdır. Amaç kanamayı gerçekten durdurmaktır. Gevşek bırakılan bir turnike kanamayı durdurmayabileceği gibi durumu daha da kötüleştirebilir.

Uygulama Saatini Unutmayın

Turnike uygulandıktan sonra yapılması gereken en önemli işlerden biri uygulandığı saatin kaydedilmesidir.

Saat mümkünse turnikenin üzerine veya sağlık personelinin kolaylıkla görebileceği bir yere yazılmalıdır. Yaralı 112 Acil Çağrı Merkezi aracılığıyla mümkün olan en kısa sürede profesyonel sağlık ekiplerine ulaştırılmalıdır.

Ve önemli bir nokta:

Turnike uygulandıktan sonra sağlık personeli gelene kadar kendi kararımızla gevşetilip tekrar sıkılmamalıdır.

“Biraz gevşetelim, kan dolaşsın” düşüncesi ciddi sonuçlara yol açabilir. Turnikenin bundan sonraki yönetimi sağlık profesyonellerine bırakılmalıdır.

Kemerle, İple Turnike Yapılır mı?

Filmlerde sıkça gördüğümüz bir sahnedir. Yaralanan kişinin koluna veya bacağına ince bir ip, kablo ya da benzeri bir malzeme bağlanır.

Gerçek hayatta ise bu tür uygulamalar ciddi doku hasarına neden olabilir ve kanamayı da yeterince kontrol edemeyebilir.

Mümkünse bu amaç için üretilmiş, güvenilir ve nasıl kullanılacağı bilinen "turnikeler" tercih edilmelidir. Doğaçlama turnike, uygun ekipmanın bulunmadığı ve hayatı tehdit eden kanamanın başka yöntemlerle kontrol edilemediği olağanüstü durumların çözümüdür; kullanılan malzemenin geniş olması ve doğru uygulanması büyük önem taşır.

Bu nedenle ilk yardım çantalarımıza ekipman koymak kadar, o ekipmanı kullanmayı öğrenmek de önemlidir.

Çantasında turnike bulunan ancak nasıl uygulanacağını bilmeyen bir kişinin, acil durumda hata yapma ihtimali vardır.

Önce 112, Sonra Doğru Müdahale

Şiddetli kanamayla karşılaştığımızda panik yerine belirli bir sıra içerisinde hareket etmeliyiz.

Öncelikle kendi güvenliğimizi ve olay yerinin güvenliğini sağlamalı, mümkünse eldiven gibi koruyucu ekipman kullanmalıyız. 112 Acil Çağrı Merkezi haberdar edilmeli, kanamanın yeri ve şiddeti hızlıca değerlendirilmelidir.

Kanama doğrudan basıyla kontrol altına alınabiliyorsa basıya devam edilmelidir. Ancak kol veya bacaktaki hayatı tehdit eden kanama kontrol edilemiyorsa uygun turnike uygulaması geciktirilmemelidir.

Çünkü şiddetli kanamalarda kaybedilen yalnızca kan değildir.

Kaybedilen her dakika, yaralının hayatta kalma şansından da götürebilir.

Bilmek Yetmez, Uygulayabilmek Gerekir

Afetlere hazırlık denildiğinde çoğu zaman deprem çantalarını, toplanma alanlarını ve acil durum numaralarını konuşuyoruz. Bunların hepsi önemlidir. Fakat toplum olarak temel ilk yardım becerilerimizi de geliştirmek zorundayız.

Bir gün yardıma ihtiyaç duyan kişi hiç tanımadığımız biri olmayabilir.

Bir çalışma arkadaşımız, eşimiz, çocuğumuz, dostumuz veya yolculuk sırasında yanımızdaki bir insan olabilir.

O gün geldiğinde internette “Turnike nasıl yapılır?” diye arama yapacak zamanımız olmayabilir.

Bu yüzden doğru ilk yardım eğitimini acil durum yaşanmadan önce almalıyız.

Turnike basit görünen fakat yanlış uygulandığında zarar verebilen, doğru endikasyonda ve doğru şekilde uygulandığında ise hayat kurtarabilen önemli bir müdahaledir.

Mesele çantamızda bir turnike bulunması değildir.

Mesele, gerektiğinde onu neden, ne zaman ve nasıl kullanacağımızı bilmektir.

Çünkü bazen hayat kurtarmak için önümüzde saatler yoktur.

Sadece dakikalar vardır.