Yeni model, öğrenciyi yalnızca sınava hazırlayan bir yarışçı olarak değil; bilgiyi kullanabilen, düşünebilen, üretebilen ve erdemli bir birey olarak hayata hazırlamayı hedefliyor.
Düşünen, problem çözen, sorumluluk alan ve sosyal-duygusal gelişimini tamamlayan bir nesil yetiştirmek, bu reformun merkezinde yer alıyor. Özellikle küçük yaşlarda oyunun, sosyal etkinliklerin ve yaşam becerilerinin ağırlığı artırılıyor. Çocuk; kazanmayı ve kaybetmeyi kabullenmeyi, paylaşmayı ve arkadaşlık kurmayı okul sıralarında öğrenecek.
Okulda başlayan eğitimin evde tamamlanması maksadıyla velilerin de rolü de yeniden tanımlıyor. Zira eğitim sadece okul duvarları arasında gerçekleşen bir süreç değildir. Okul çocuğa sorumluluk bilincini aşılarken, ailenin evde her yükü üstlenmesi eğitimi eksik bırakır. Odasını toplayan, kendi eşyalarının sorumluluğunu alan, alışverişte hesap yapmayı öğrenen çocuk, yaşam becerilerini evde pekiştirecektir.
Öte yandan, okul-aile iş birliğini daha nitelikli kılmak amacıyla veli görüşmeleri ülke genelinde okul randevu sistemi üzerinden yürütülecek. Randevusuz ziyaretlerin sona ermesiyle, öğretmenlerin ders ve çalışma düzeni korunarak iletişim daha sağlıklı bir zemine oturtulacak.
Milli Eğitim Bakanlığının genelgesinde öne çıkan bir diğer önemli başlık ise, kılık-kıyafet düzenlemesi. Hem öğrenciler hem de öğretmenler için belirli standartlar getiriliyor.
Öğrenciler için okul kıyafetlerinin ekonomik, sade, kullanışlı ve kolay temin edilebilir olması esas alındı. Özel baskı, desen ve detaylarla velilere gereksiz mali yük getirilmesinin önüne geçilecek. Öğrenim süresince kıyafetlerin değiştirilememesi ve özel günler için ekstra harcama yaptırılmaması sayesinde, öğrenciler arasındaki ekonomik farklılıkların görünürlüğü engellenecek.
Öğretmenler açısından mesleğin saygınlığı, kamu hizmetinin ciddiyeti ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek önlük kullanımı teşvik edilirken; kadın öğretmenlerin tayt, etek, mini etek, tişört, kot pantolon giymesi genelgeyle sınırlandırıldı. Erkek öğretmenlerin ise uzun sakal bırakmaması gerektiği ifade edildi.
Maarif Modelinin uygulanmasıyla yeni dönem; öğrenci için düşünme ve üretme, veli için gelişim odaklı takip, öğretmen için ise güçlü bir rehberlik dönemi anlamı taşıyor. Öğretmen okulda eğitecek, aile evde tamamlayacak, öğrenci ise öğrendiğini hayatına taşıyacak. Gerçek eğitim başarısı, işte bu üçlü arasındaki güçlü uyumla ortaya çıkacak.
Hiçbir eğitim reformu, öğretmeni sürecin merkezine koymadan başarıya ulaşamaz. Yeni sistem öğretmenden yalnızca bilgi aktaran değil, öğrenciye rehberlik eden bir rol bekliyor. Ancak bu yüksek sorumluluğun karşılığında öğretmenlere ihtiyaç duydukları eğitim, kaynak, zaman ve çalışma imkânları geciktirilmeden, hemen bugün sağlanmalı. Çünkü mesleki itibarın korunması, eğitimin niteliğini doğrudan etkileyecektir.
Bu vesileyle, başta eğitim şehitlerimiz olmak üzere, ahirete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum.
Öğrencilerimizin geleceğe umutla baktığı, öğretmenlerimizin huzurla görev yaptığı, velilerimizin sisteme güven duyduğu ve servis şoförlerimizin kazasız belasız bir yıl geçirdiği, başarılı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.





