Bakan Tekin, 1940'lı yıllarda camilere kilit vurulması, camilerin ahıra çevrilmesi ve Kur'an-ı Kerim öğreniminin yasaklanması gibi uygulamaları laiklik adına yapanlarla kendi laiklik anlayışının aynı olmadığını açıkça ifade etmiştir. Yusuf Tekin'e göre evrensel laiklik, tüm vatandaşların hangi dine inanırsa inansınlar, dini inanç ve hürriyetlerinin devlet güvencesi altında olmasıdır.

Bu tanım, laikliği yalnızca dini baskı araçlarından arındırma olarak değil, aynı zamanda inanç özgürlüğünü koruma ve güvence altına alma sorumluluğu olarak görmektedir.

Bu anlayışın eğitim politikalarına somut yansıması, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Cumhuriyet tarihinde ilk kez tüm illere gönderdiği "Ramazan Ayı Etkinlikleri" konulu talimat yazısıdır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan bu genelge, eğitim sistemimizin bütüncül yaklaşımını ortaya koymaktadır.

Genelgede, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 2'nci maddesine atıfla, Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 1'inci maddesi gereğince ilköğretimin, öğrencilerin bedenî, zihnî ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğu hatırlatılmaktadır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temel hedefi, bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin bir arada geliştirilmesi esasına dayanarak, yetkin ve erdemli bireyler yetiştirmektir. Modelin merkezinde yer alan "erdem-değer-eylem" çerçevesi, saygı, sorumluluk, adalet, merhamet, vatanseverlik, yardımseverlik, duyarlılık ve çalışkanlık gibi millî ve manevi değerlerin öğrenciler tarafından içselleştirilerek davranışlara dönüşmesini esas almaktadır.

Bu çerçevede ramazan ayı, toplumsal hayatımızda paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma değerlerinin belirginleştiği, millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirme ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarma açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda planlanan etkinlikler üç ana başlıkta toplanmıştır:

1. "Maarifin Kalbinde Ramazan" Şenlikleri: 81 ilde ilkokul öğrencilerinin katılımıyla kültürel mirası yansıtan, paylaşma ve birlikte olma bilincini güçlendiren etkinlikler düzenlenecektir.

2. "İftarda Konuşalım" söyleşileri: Ramazan ayı boyunca belirlenen konu başlıklarında uzman konuşmacıların katılımıyla ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik söyleşi programları gerçekleştirilecektir.

3. Ortak İftar Sofraları: Okul-aile iş birliğini güçlendirmek ve toplumsal birliktelik duygusunu pekiştirmek amacıyla ailelerin gönüllü katılımıyla iftar programları düzenlenecektir.

Tüm etkinlikler, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkânları dikkate alınarak, gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetler gözetilerek, gönüllülük esasına dayalı planlanacaktır. Bu yaklaşım, laikliğin bireylerin inanç özgürlüğünü koruma işleviyle tam uyum içindedir.

Bakan Tekin'in evrensel laiklik tanımı ve bu anlayışla hayata geçirilen Ramazan etkinlikleri, Türkiye'de devletin din karşısındaki konumunu yeniden tanımlama çabası olarak görülebilir.

Bu yaklaşım, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede durmasının yanı sıra, toplumun çoğunluğunun inanç değerlerini de görmezden gelmeyen, aksine bu değerlerin eğitim sistemi içinde kültürel miras olarak aktarılmasına imkân tanıyan anlayışı yansıtmaktadır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin tanımladığı öğrenci profili; ahlaklı, bilge, cesaretli, estetik duyarlılığa sahip, iradeli, merhametli, sorgulayıcı, üretken ve vatansever bireylerden oluşmaktadır.

Bu profil, öğrencilerin geçmişten devraldıkları kültürel mirası koruyarak geleceği inşa edebilen, millî kimlik bilinci gelişmiş, toplumsal dayanışmayı önceleyen ve insanlık için iyi, doğru ve faydalı olanı yapmayı ilke edinen bireyler olarak yetişmelerini öngörmektedir.

Sonuç olarak, Bakan Tekin'in evrensel laiklik vurgusu ve bu anlayışla hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri, eğitim sistemimizin kültürel değerlerle barışık, milletin inancına saygılı ve çağdaş bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Bu uygulamalar, laikliği yalnızca dini alanı sınırlama olarak değil, tüm inançların özgürce yaşanmasını güvence altına alan bir hukuk devleti anlayışı olarak yorumlamaktadır.

Gönüllerimizin arındığı, dualarımızın kabul olduğu bir Ramazan ayı olması temennisiyle, Oruçlarımız makbul ve mebrur olsun.