GÜNDEM

Enflasyon: Görünmeyen Vergi, Sessiz Yoksulluk

Akşehir’de çarşıya çıktığınızda, esnafla sohbet ettiğinizde ya da üreticiyle iki kelam ettiğinizde aynı cümleleri duyarsınız: “İş var ama para yok.” “Kazanıyoruz ama yetmiyor.”

Bu cümleler aslında ekonominin en derin sorunlarından birini anlatır. Çünkü ortada bir kazanç var gibi görünür,
ama hissedilen refah yoktur. Bunun sebebi çoğu zaman yanlış yerde aranır. Oysa cevap oldukça nettir: Enflasyon.

Enflasyon, sadece fiyatların artması değildir. Enflasyon, aynı zamanda cebimizdeki paranın değer kaybetmesidir.
Bugün cebinizde duran 100 bin lira, bir yıl sonra aynı alım gücüne sahip değilse, aradaki fark aslında görünmeyen bir vergidir.

Devlet size “ben senden şu kadar vergi alıyorum” demez. Ama siz farkında olmadan her gün biraz daha fakirleşirsiniz.
İşte bu yüzden enflasyon, “en büyük vergi” olarak tanımlanır.

Akşehir özelinde baktığımızda bu durum daha sert hissedilmektedir. Çünkü büyük şehirlerdeki firmalar fiyatlarını hızlıca güncelleyebilirken,
Anadolu esnafı müşteri kaybetmemek için bekler. Bu bekleyiş sürecinde ise zarar yazar.
Maliyetler artar, ama satış fiyatı aynı kalır. Sonuç: görünmeyen zarar.

Bir diğer önemli sorun ise sermaye erimesidir. Esnaf bir yıl önce 500 bin liraya doldurduğu rafı, bugün 800 bin liraya doldurmak zorunda kalıyorsa,
aslında büyümemiştir. Sadece yerinde saymıştır. Hatta çoğu zaman geriye gitmiştir.

En büyük yanılgı ise şudur: Ciro artışı kâr artışı değildir.
Bugün birçok işletme “bu sene işler iyi” demektedir. Çünkü ciro artmıştır. Ama aynı işletme, aynı malı yerine koymakta zorlanıyorsa,
aslında kâr etmiyordur. Sadece enflasyonun yarattığı yanılsama içinde hareket ediyordur.

Enflasyonun en acı tarafı ise herkesi eşit etkilememesidir. Maaşlı çalışanlar, emekliler ve küçük esnaf bu süreçten en çok zarar gören kesimlerdir.
Buna karşılık borçlular ve varlık sahipleri bu süreçten avantaj sağlayabilir.

Devlet açısından bakıldığında ise enflasyon farklı bir anlam taşır. Devletin borçlarının reel değeri düşer, vergi gelirleri nominal olarak artar.
Yani açıkça vergi artırmadan gelir elde edilir.

Peki çözüm nedir?

Öncelikle gerçek kâr ile görünen kâr ayrımını yapmak gerekir. Nakit yönetimi doğru yapılmalı, fiyatlama geciktirilmemeli ve
finansal okuryazarlık artırılmalıdır. Esnafın ve işletmelerin artık sadece satışa değil, paranın değerine odaklanması gerekir.

Çünkü bu yeni dönemde kazananlar, çok satanlar değil; parasını doğru yönetenler olacaktır.

Sonuç olarak enflasyon, kapıyı çalmadan giren bir misafir gibidir. Sessizdir, görünmezdir ama etkisi büyüktür.
Makbuz kesmez ama cebinizden alır.

Ve en tehlikelisi de şudur:
İnsanlar çoğu zaman bunun farkında bile değildir.

Vergi artarsa tepki gösteririz.
Ama enflasyonla her gün fakirleşir, yine de sessiz kalırız.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }