2008 yılında İsmet İnönü Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yapan Fatma Nur Çelik’in hain bir saldırı sonucu hayatını kaybettiği hatırlatılırken, son olarak 2 Mart Pazartesi günü Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıya dikkat çekildi. Söz konusu saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığı, yaralı öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği bildirildi.

Eğitim Sen Akşehir Temsilciliği Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybeden öğretmenin ailesine, yakınlarına ve öğrencilerine başsağlığı dilenirken, yaralı öğretmen ve öğrenciye acil şifalar temenni edildi.

Açıklamada, okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanarak, somut ve kalıcı adımlar atılmaması nedeniyle şiddet ortamının derinleştiği ifade edildi. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarındaki yetersizliği ortaya koyduğu belirtilerek, okullarda şiddeti önleyici destek sistemlerinin yeniden ve kapsamlı şekilde ele alınması gerektiği kaydedildi.

Şiddetin yalnızca bireysel öfke ile açıklanamayacağı belirtilen açıklamada; medyada, siyasette ve bürokraside kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin, eğitim emekçilerini hedef gösteren ve itibarsızlaştıran söylemlerin bu iklimi beslediği ifade edildi. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesinin eğitim çalışanlarını daha savunmasız hale getirdiği vurgulandı.

Toplumsal boyuta da dikkat çekilen açıklamada, derinleşen yoksulluk ve gençlerde artan gelecek kaygısının şiddet riskini büyüttüğü belirtildi. Ekonomik krizle mücadele eden ailelerin çocuklarının yaşadığı psikolojik baskının göz ardı edilemeyeceği ifade edilirken, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliğinin tabloyu ağırlaştırdığı kaydedildi.

Eğitim Sen Akşehir Temsilciliği, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere şu çağrılarda bulundu: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmeli. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalı. Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalı. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık ve net bir tutum alınmalı.

Saldırı tüm yönleriyle aydınlatılmalı, ihmali bulunanlar tespit edilerek sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalı.

Açıklamanın sonunda, güvenli bir çalışma ortamının eğitim emekçileri için bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğu vurgulanarak, “Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” denildi.