1922 yılının yaz aylarında Anadolu, Millî Mücadele’nin en kritik dönemlerinden birini yaşıyordu. Türk ordusu, savunma döneminin ardından kesin sonuç alacak büyük bir harekâta hazırlanıyordu. Zafer; doğru zamanlama, kapsamlı planlama ve büyük bir gizlilik gerektiriyordu.

Türk ordusunun hareketlerinin düşman tarafından önceden öğrenilmesi, Millî Mücadele açısından büyük bir tehlike oluşturabilirdi. Bu nedenle yapılacak hazırlıkların dikkatle yürütülmesi ve gerçek amacın gizli tutulması gerekiyordu.

İşte bu nedenle 28 Temmuz 1922’de Akşehir’de gerçekleşen bir etkinlik, tarihin en dikkat çekici ayrıntılarından biri hâline geldi.

O gün Akşehir’de bir futbol maçı oynanıyordu.

Dışarıdan bakıldığında bu, insanların bir araya geldiği sıradan bir spor karşılaşmasıydı.

Aynı gün, Türk ordusunun en üst düzey komutanları Akşehir’de bir araya gelmişti. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve Batı Cephesi’nin komuta kadrosu, yaklaşan büyük harekâtın son değerlendirmelerini yapıyordu.

Toplantıda ordunun genel durumu inceleniyor, birliklerin hazırlıkları gözden geçiriliyor ve taarruz planının ayrıntıları değerlendiriliyordu. Bir tarafta futbol sahasının sakin görünen hareketliliği, diğer tarafta ise bir milletin bağımsızlığını belirleyecek askerî kararlar vardı.

Bu nedenle 28 Temmuz 1922’de Akşehir’de yaşananlar, yalnızca bir futbol karşılaşması veya toplandı değildi Büyük Taarruz’a giden yolun önemli hazırlık aşamalarından biri olarak tarihe geçti.

Aradan geçen günlerde Türk ordusu hazırlıklarını tamamladı.
Ve 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den yükselen top sesleriyle Büyük Taarruz başladı.

Türk ordusu kısa sürede düşman savunma hatlarını kırarak büyük bir ilerleme sağladı. Afyonkarahisar’dan başlayan bu yürüyüş, Anadolu’nun kurtuluş yolunu açtı. Ardından Uşak ve İzmir geldi. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla Millî Mücadele’nin askerî zaferi kesinleşti.

Bugün Büyük Zafer anlatılırken arkasında, görünmeyen ve sessizce yürütülen hazırlık dönemleri vardır. Bazı şehirler de işte bu hazırlık süreçlerinde tarihî bir görev üstlenir.

Akşehir’in önemi tam da burada ortaya çıkar.

Akşehir, Millî Mücadele sırasında Batı Cephesi’nin önemli merkezlerinden biri olmuş, Türk ordusunun stratejik kararlarının alındığı yerlerden biri hâline gelmiştir. 28 Temmuz 1922’de burada yapılan değerlendirmeler, Büyük Taarruz’un son hazırlıkları açısından büyük önem taşımaktadır.

Akşehir yalnızca bir Anadolu kasabası değildi. O gün, bir futbol maçının olağan görüntüsü altında, bir ordunun geleceği ve bir milletin bağımsızlık mücadelesinin son aşamaları planlanıyordu.

Akşehir’in sessizliği içinde, Türkiye’nin kaderini değiştirecek kararlar şekilleniyordu.

Akşehir; sakin sokakları, tarihî dokusu ve kültürel mirasıyla bilinir. Ancak tarihin hafızasında taşıdığı anlam çok daha büyüktür.

Akşehir zaferleri mümkün kılan karaların alındığı bir şehirdir.

28 Temmuz 1922’de burada yalnızca bir futbol maçı oynanmadı. Bir milletin bağımsızlık yolundaki en kritik adımlarından biri atıldı.