Çoğumuz kaygı geldiğinde onunla savaşmaya çalışıyoruz:

“Düşünmeyeceğim.”
“Panik yapmayacağım.”
“Kaygılanmayacağım.”

Ama kaygıyı düşünmemeye çalıştıkça onu daha fazla düşünüyoruz.

Ben kaygıya biraz farklı bakıyorum.

Kaygı düşmanımız değil; beynimizin bizi korumaya çalışan alarm sistemidir.

Özellikle sınav kaygısında bunu çok net görüyoruz. Öğrenci daha sınava girmeden zihninde onlarca senaryo üretmeye başlıyor:

“Ya yapamazsam?”
“Ya bildiklerimi unutursam?”
“Ya herkes benden yüksek alırsa?”

Henüz hiçbir şey olmamıştır. Fakat beden bu düşüncelere gerçek bir tehlikeymiş gibi tepki verebilir. Kalp hızlanır, eller terler, mide sıkışır, dikkat dağılır.

Sonra öğrenci bir de şöyle düşünür:

“Eyvah! Kaygılanıyorum. Demek ki yapamayacağım.”

İşte kaygının kısır döngüsü burada başlar.

Peki ne yapacağız?

Ben öğrencilerime kaygıyla savaşmalarını değil, onunla dans etmelerini öneriyorum.

Birincisi: Kaygını isimlendir.

“Çok kötüyüm.” yerine, “Şu anda sınav kaygısı yaşıyorum.” de. Kaygıyı kimliğin olmaktan çıkar, yaşadığın bir duygu olarak gör.

İkincisi: Düşünceyi gerçekle ayır.

“Kesin başarısız olacağım.” dediğinde kendine sor:

“Bunun kanıtı ne?”

Ardından “Şu anda bildiğim gerçek ne?” diye sor. Çünkü zihnin ürettiği her senaryo gerçek değildir.

Üçüncüsü: Bedenini sakinleştir.

Nefesini yavaşlat. Burnundan sakin bir nefes al, daha uzun sürede ver. Bunu birkaç kez tekrarla.

Amaç kaygıyı sıfırlamak değil, bedenine “Şu anda güvendeyim.” mesajı vermektir.

Dördüncüsü: Kaygının geçmesini bekleme, harekete geç.

“Kaygım geçsin, sonra çalışırım.” deme.

“Kaygılıyım ama şimdi 10 soru çözeceğim.”de.

Çünkü bazen kaygının azalmasını beklemek yerine harekete geçmek gerekir.

Ve kendine şunu hatırlat:

“Kaygılı olmam, başarısız olacağım anlamına gelmez. Kaygı varken de yapabileceğim şeyi yapabilirim.”

İşte benim “kaygıyla dans etmek” dediğim şey budur.

Çünkü amaç kaygıyı hayatımızdan tamamen çıkarmak değil; kaygı varken de yolumuza devam edebilmektir.

Ben bu düşüncelerimi ve çözüm önerilerimi “Kaygıyla Savaşma, Dans Et” adlı kısa kitabımda daha ayrıntılı olarak ele aldım.

Kitabın PDF’sini okumak isteyen okurlarım, “Kaygıyla Savaşma, Dans Et” yazarak bana e-posta gönderebilirler:

[email protected]

Belki de kaygıyla savaşmayı bırakıp onunla dans etmeyi birlikte öğreniriz.