GÜNDEM

Benim Babam Dimdik Ayakta Duran Koca Bir Çınardı

Rahmetli Babam Yaşar Koç’un Hayatından Küçük Kesitler: Çocuklar küçük yaşlarda babalarına hayrandırlar, zamanla bu hayranlık azalsa da belli bir yaşın üstüne çıktığı zaman tekrar o hayranlık büyük bir sevgiye döner. Tıpkı benim babama olduğu gibi…

Çok küçükken işten eve gelen babamın boynuna sarıldığım bir gün karşılık vermesini beğenmedim ve ona: “-Babalar böyle sevmez” dedim. Başını aşağı eğerek;

“-Babalığın nasıl yapılacağını bilmiyorum. Babamı hiç tanımadım ki, o beni hiç sevemedi” dedi.

Evet benim babam, babasını daha bir yaşında olmadan Dersim’de Kutu deresinde şehit vermişti. Onun hiç babası olmamıştı. Onun hiç kardeşi olmamıştı. O dedesine “-Baba” diyerek büyümüştü. Annesinin biricik evladı, gözünün bebeği, kısaca her şeyi idi. Rahmetli babaannem onu gözünden çok sakınırdı. Bir şey olacak diye oğlunun üzerine titrerdi.

1950’lerde köyde okul olmadığı için okumayı kendi kendine öğrendi. Müthiş zeki ve yetenekliydi. Beceri gücü üst düzeydeydi. Çocuk yaşta evdeki bütün kırılanı döküleni tamir edebiliyordu. Zamanla yapamayacağı mobilya yoktu.

Çok genç yaşta çatı ustalarının yanında çalışarak kısa zamanda çatı yapmayı öğrenmişti. 16 yaşından itibaren kendi başına köyde en zor çatıları bile yapabiliyordu. 17'sinde köyde bir zenginin evinin çatısını yaparken zengin kişi öğle yemeğinde sofraya sadece ekmek koymuştu. Babam: “-Ne yiyeceğiz” deyince zengin de: “-Ekmek var ya” dedi. O zaman çatı işini bırakıp köyü terk etti ve şehre taşındı.

1960'lı yıllardı, Türkiye’de daha şehirlere göçler başlamamıştı ancak o çoktan kararını vermişti. Şehre (Trabzon’a) geldi. “Karayollarına marangoz, yapı ustası alıyorlar” dediler. Hemen başvurdu. Denemelerde istediklerini o kadar güzel yaptı ki yaşı 18'den küçük olsa da onu işe aldılar.

Bu arada annesi onu kendi köyünden uygun bulduğu bir kızla evlendirdi. Annesi ve eşi köyde kendi ise şehirde olduğu için her cumartesi, pazar köye gelir, köy işlerine yardım ederdi.

Yaşı yirmiye gelince askerliği çıktı. Askerde becerileri sayesinde Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı’nda görevlendirildi. Kendi kendine okumayı öğrenen yetim çocuğun etrafında hep harp okulunu bitiren bir sürü general ve subaylar vardı. Sonraki dönemlerde çocuğuna adını koyacak kadar etkilendiği generalin birine: “-Komutanım, siz nasıl böyle oldunuz” deyince komutan kısa cevap verdi: “-Okuyarak.” O an içinden; “Bizden geçti ama çocuklarımı okutacağım, söz veriyorum” dedi. Bu arada babam bana da şehit babasının adını vermişti.

Askerlik dönüşü Karayolları 10. Bölge’de çalışmaya devam etti. İlkokulu ve ortaokulu dışardan bitirmiş. Kalfalık ve ustalık belgelerini almıştı. Karayolları nerede bir şantiye kurarsa babam oraya giderdi. Doğu Karadeniz'de Artvin, Rize, Gümüşhane, Giresun, Trabzon illerini, ilçelerini dolaştı, tam 40 yıl yorulmadan çalıştı ve en büyük amacı olan çocuklarını okuttu.

Annesinin “-Şehirde yaşayamam” diyerek köyde kalması nedeniyle her hafta sonu 40 kilometre yoldan onun yanına giderdi. Sonra şehir şehir dolaşmak istemeyen eşi ve çocukları da annesinin yanında köyde kalmıştı.

Aradan epey yıl geçti. 3-4 yaş arayla tam 7 tane çocuğu oldu. Kendine verdiği sözü unutmadı. Çocuklarını ilkokuldan sonra köyde ortaokul ve lise olmadığı için onları şehre getirdi. Böylece köyde ilk kez birisi çocuklarını okutmak istiyor ve şehre getiriyordu.

Tabi ki ben de bu kervana katılmıştım. Ağabeyim ortaokula giderken ben ilkokuldan mezun oldum. Babam şehre gideceğimizi söyleyince köyümüzde koyunları olan bir köylümüzün oğlu ile sınıf arkadaşı olduğum için onsuz ortaokula gitmem dedim. Bunun üzerine babam o köylümüze giderek “-Her sene birkaç koyun sat, çocuğunu okutacağım” deyip bizimle birlikte arkadaşımı ortaokula merkeze getirdi. Sadece onu değil, birçok arkadaşımın şehre gelip okumasına katkı yaptı.

Kardeşlerimden hepsi okumaya başlayınca babam maddi olarak zorlanmaya başlamıştı. Sonunda o bir işçiydi ve geliri belliydi. Annem köyden babama takviye yaparken bizim de sınıfta kalmak aklımızın ucundan bile geçmezdi.

Liseyi bitirip önce ağabeyim sonra ben üniversiteyi kazandık. Artık ayrı şehirlerdeydik. Maddi olarak daha da zorlanan babam maaşını veren muhasebeciye benim adresimi vererek: “-Her ay bu adrese yüklü bir miktar gönder” dedi. Bunu öğrendiğimde “-Neden baba” dedim. Babam: “-Biz parasız kalalım oğlum ama yaban ellerde sen kalma” dedi.

Çocukları olarak hepimizin tek düşüncesi bir an önce mezun olup devlet işine girmekti. Çünkü benim babam para için kimseye boyun eğmemiş. Bizim de boyun eğmemizi istemiyordu. “-Devlete iş yapın, paranızı vermezse bile önemli değil. O devlet zaten bizim devletimizdir” derdi.

Üniversiteyi bitirdiğimde okuduğu üniversitede kendisine gönderdiği paranın az olduğundan şikâyet eden kardeşime: “-Bak a mezun oldu. Bu ay maaşım neredeyse ikiye katlandı artık daha fazla para gönderebilirim” demişti.

Nitekim hepimiz üniversiteyi okuduk ve devlette hak ederek liyakatimizle işe başladık.

Babam her zaman büyüklerine saygılı, iyi bir evlattı. Babaannesine o kadar güzel bakmıştı ki o da ölünceye kadar babama dua etmişti. 24 yaşından sonra bütün hayatını ona ve çocuklarına harcayan annesini hep başının üstünde tutardı. Benim babam hep dik durdu, canı yansa da ağlamazdı. Çok sevdiği annesinin ölümünde bile gözyaşlarını bize hiç göstermedi. Ancak 7 yıl önce ağabeyimin vefat etmesinden sonra ilk kez babamın gözlerinde yaşlar gördüm. Nedenini de herhalde yaşlanınca duygusallaştım derdi. “Müdürüm” diye sevdiği oğlunu kaybetmek 80 yıldır dimdik ayakta duran koca çınarı içten yaralamıştı.

Arkamızda dağlar gibi duran babama sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Not: Hep beni de yaz oğlum diyen babama geçen yıl (2025) Babalar Günü’nde bu yazıyı yazdım. Ancak gözlerimden yaş akması ve boğazımın düğümlenmesi sonucu ona bunu okuyamadım. Ne yazık ki elim bir olay sonucu 12 Ağustos 2025’de babamı kaybettim. Gözyaşlarımla bu babalar gününde okudum. İnanıyorum ki o bir yerlerden beni duyuyor. Babama Allah (CC) rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }