Kötülükler sayılı ve sınırlıdır. İyilikler sayılamıyacak kadar çoktur. Dünya iyiliklerle cennet, kötülüklerle cehennemdir. İki cihan Saadetinin yoluda iyiliklerden geçer.
Kur'an-ı Kerim'de iyiliği anlatan çok kelime vardır. Hayır, sadaka, ihsan, ikram, ma'ruf, infak... gibi kelimeler bütün iyilikleri içine alır.
İslam insanın hergün vücudundaki eklem sayısınca iyilik yapmasını anlatan hadisi şerifde :
"İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz ve her türlü iyilik için attığın her adım bir sadakadır.
Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de sadakadır. Her iyilik sadakadır” (Buhârî, Sulh 11, Müslim, Zekât 56.) buyurarak çokça iyilik yapması istenmiştir. Vücudumuzdaki eklem yapısı, yani iskelet, aynı zamanda hayatın ve sağlığın da temel yapısıdır. Bunların şükrü içinde olsa insanın güler yüzlü, tatlı dilli olması bile küçümsenmeyecek iyiliklerdir.
Müslümanları "insanlık için çıkarılmış hayırlı bir ümmet" olarak anlatan âyetle, "hayırda yarışmayı" emreden âyet insanlığın iyiliğe doyum olmadığını bunun bir yarış olduğunu bildirir.
Hayatın ve ölümün varlık sebebini Mülk 2, ve Kehf suresi 7. ayet açık ve net olarak şöyle belirtir:
"O, hanginizin daha güzel iyilik yapacağını imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır."
Her şeyin en doğrusunu söyleyen Allah'ü teâlâ yine Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresi 177. ayette iyilikleri sayarken en başta iyiliklerin kaynağı olarak îmanı ve sonrasında ibadetler, infak, yetim, yoksul, yolda kalmış, sıkıntı içinde olanlara yardım, ahde vefâ, sabır ve hepsinin temelinde takvâyı hatırlatır.
Bir kişinin gününü güzelleştiren basit bir jest, bir selam, bir dua, bir tebessüm, tatlı bir söz, bir çocuğa bir çikilota ikramı kelebek etkisi yaratarak dalga dalga iyilik yayılır ve bütün toplumda iyilik yarışa dönüşür. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
“İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye, bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayırılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey noksanlaşmaz.” (Müslim, Zekât 69)
"İnsanların en hayırlısı (her zaman, her yerde) insanlara en faydalı olandır." hadis-i şerifi en derin iyilik anlayışını ifade eder.
Müslüman iyiliğe doymaz. En küçük iyiliği küçümsemez. Bir köpek suladığı için cennetlik olduğu bildirilen kadın hikayesini anlatan hadisi şerif bir müjdedir.
Kötülükler insanı, aileyi, toplumu hasta edip çürütürken, iyilikler fıtratı besliyor, insana şifa ve huzur veriyor. İyiliğin verdiği mutluluğun tadını yaşamak için fırsatları kaçırmamak gerekir.





