6 Temmuz'da kaybolan evli ve 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bedriye Kılıç, bir TV programında aranıyordu. Bedriye Kılıç'ın ailesi ve yakınları kadının yıllarca şiddet ve eziyet gördüğü eşi T.K. tarafından ortadan kaybedildiğini iddia etti. Eşinin kaybıyla ilgili çelişkili açıklamalarıyla dikkat çeken T.K.’nın Bedriye Kılıç'ı bir televizyon kanalına röportaj verdi diye öldürdüğü öne sürülmüştü. Suçlamaların odağındaki kocanın eşi kaybolduktan bir hafta sonra pavyona gittiği, mekanda çalışan kadınlarla birlikte alkol alıp eğlendiği ortaya çıktığı ve T.K.‘nın olay günü babası A.K.'nin evine gittiği anlatılmıştı. Talihsiz kadının kaybının 115. gününde T.K.'dan cinayet itirafı gelmiş ve T.K. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. T.K.’nın cesedi attığını iddia ettiği yer olan Cankurtaran Mahallesi Harlak mevkiinde yapılan aramalarda bir sonuca ulaşılamamış ceset ya da parçaları bulunamamıştı. Bu arada T.K.’nın anne ve babası da oğullarının tutuklanmasından yaklaşık 1 ay sonra tekrar gözaltına alınmış, baba çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, anne denetimli serbestlik şartı ile tahliye edilmişti. 200 gündür kızlarının cesedini ya da parçalarını bulma ümidiyle bekleyen Bedriye Kılıç’ın annesi Sona Er (54) ve Babası Oktay Er (59) kızlarının cesedinin ya da parçalarının bulunup, onun bir mezarı olmasını istediklerini belirterek, devlet büyüklerinden yardım beklediklerini söyleyerek gözyaşı döktü.
"Çocuğumuzun cesedini bulamıyoruz"
Ilıcak Mahallesindeki evlerinde 200 gündür gecesi gündüzü olmadığını, evlerinde huzur kalmadığını belirten Baba Oktay Er, “6 Temmuz 2023 tarihinde kaybolan kızımın cesedini halen bulamadık. Kocası öldürdüğünü itiraf etti, itiraf ettikten sonra tutuklandı. Onun ‘attım’ dediği yerde biz çocuğumuzun cesedini bulamıyoruz. Adalet Bakanlığına, Aile Bakanlığına sesleniyorum. Bizim çocuğumuzun bir kemiği olsun, bir mezarı olsun. Gidip, gelip o mezarın başında ben dua okuyayım. Ben başka bir şey istemiyorum. Çocuğumun cesedinin bulunmasını istiyorum. Bu olay sebebiyle ben yetkilerden yardım istiyorum. Kızımı öldüren kocasının annesinin ve babasının da haberi var. Benim çocuğumun cesedinin kaybetmesinde yatak ve yardımcılık yapıyorlar. Çünkü olayın olduğu gün eve geliyor, annesine söylüyor. İşte annesine ne dediyse ifadesinde de var. Evde tartışma oluyor, boğarak öldürdüm, cesedi kendim indirdim diyor. Bir kişi bir cesedi üçüncü kattan aşağıya tek başına indiremez. Buna yardım eden kişilerinde tutuklanmasını istiyorum. Anasının, babasının da tutuklanmasını istiyorum. En ağır cezayla yargılanmalarını istiyorum. Adalet Bakanlığına sesleniyorum, bana yardımcı olun, benim çocuğumun cesedini bulun. Bulunması için özel ekip istiyorum. Özel ekiple araştırılsın, soruşturulsun, arama yapılsın. Emniyet aradı, bir şey bulamadı, burada ceset yok dediler. İki sefer arama yaptılar. Arazi geniş olduğu için bulamıyorlarmış. Ben yine Adalet ve Aile Bakanlığına sesleniyorum. Bu çocuğumun cesedinin bulunmasını, hiç olmazsa bir kemiğinin bulunmasını istiyorum. Bir mezarı olsun. Gidip gelip bir Fatiha okuyayım” dedi.
"Kızımın bir mezarı, dikili bir mezar taşı olsun"
Gözü yaşlı Anne Sona Er’de gözyaşlarına hakim olamayarak, “Benim kızım bulunsun, bir mezarı olsun. Bir dikili mezar taşı olsun. Yapanlar cezasını çeksinler. Özel ekip istiyorum. Bulsunlar benim kızımı. Katiller cezasını çeksinler. Benim kızım bulunsun, başka bir şey istemiyorum. Cumhurbaşkanına sesleniyorum, yardım etsinler bize. Benim kızımı bulsunlar. Bir dikili taşı olsun, başında dua okuyalım. 7 aydır ne çekerim bir biz, bir Allah biliyor. Ne olur yardım etsinler bize. Ne olur elimizden tutsunlar, çocuğumu bulsunlar. Torunlarımda rezil oldu. Torunlarımı da dağıttılar. Gittiler hepsi, yok kimsem. Ne olur arasınlar bulsunlar. Dayanamıyorum artık. Anası da yardım etti, babası da yardım etti. Arkasında 2-3 kişi var bunun. Tek başına yapamaz bunu, indiremez, götüremez, atamaz" diye feryat etti.
"Kendi imkanlarımızla arıyoruz, özel bir ekip kurulsun"
Kendi imkanları ile hala arama çalışması yaptıklarını belirten acılı baba Oktay Er, “Biz kendimiz 15 gün dağ bayır demedik, kendi imkanlarımızla hala arıyoruz . Bugün yağmur yağmasaydı yine arama yapacaktık. Arkadaşlarıyla beraber oğlum arıyor. Gittiğimiz geldiğimiz yollarda uçurumları görmüşsünüzdür. O uçurumlarda arkadaşlarıyla beraber oğlan canını feda edip kardeşini arıyor. Bize yardımcı olun. Cumhurbaşkanıma sesleniyorum, benim çocuğumun hiç olmazsa bir kemiği bulunup, toprağa konulup bir mezarı olmasını, bir taşı olmasını istiyorum. Gelen giden oluyor. Geçmiş olsun, başın sağ olsun diyorlar, 200 gündür ne gecem belli, ne gündüzüm belli. Gece uykum yok, ailecek biz 10 kişiyiz. Ailecek evimizin huzuru yok. Ben Adalet Bakanına sesleniyorum; bir özel ekip kurulup, ben bu çocuğumun hiç olmazsa bir kemiğinin bulunmasını istiyorum. Hiç olmazsa bir kemiği. Kemiğine kurban olurum. Sarı kuzum benim, bir tanem. Çocukları yetiştirme yurdunda. Dün gittim gördüm, yani anlatılır gibi değil. Bunu yaşayan bilir. Bir atasözü vardır; ‘damdan düşen gelsin yanıma’, beni ancak benim gibiler bilir. Benim 200 gündür gece gündüz çektiğim çileyi ancak benim gibi olan, eş dost arkadaşlar bilir. Bana ne olur yardımcı olun. Özel ekip kurulsun, bizim elimizden tutulsun. Kızımı öldüren kocasının anne ve babasının da bu işte eli var. Defalarca diyorum, ifade ediyorum. Ağır ceza almalarını istiyorum. Bu kişilerin tutuklanmasını istiyorum. Çoğu kişi doğru ifade vermediler, onlarında hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorum” diye konuştu.
Savcılık iddianameyi hazırladı

Bu arada eşini öldürdüğü iddiası ile tutuklanarak cezaevine gönderilen şüpheli koca T.K. için savcılık iddianamesini hazırlayarak mahkemeye sundu. T.K. için eşe karşı kasten öldürme suçundan iddianame hazırlanırken, T.K.’nın babası A.K. içinde kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan iddianame hazırlandı. T.K.'nın babası A.K. oğlu cezaevine girdikten yaklaşık 1 ay sonra tekrar gözaltına alınmış, sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Aynı zaman diliminde T.K.’nın annesi A.K.’de gözaltına alınmış, sağlık problemleri nedeniyle denetimli serbestlik şartı ile serbest bırakılmıştı. Anne A.K. içinde savcılık kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme suçundan iddianame hazırladı.
Öte yandan, Bedriye Kılıç ve katil zanlısı kocası T.K.’nın 13 yaşındaki kızları A.K. ile A.K. (10) ve M.K. (7) isimli iki erkek çocuklarının da Konya’da devlet tarafından yetiştirme yurduna yerleştiği öğrenildi.

BU MEMLEKET BİZİM BU MEMLEKET BİZİM