Ancak futbolda asıl mesele yalnızca bugün kazanılan maçlar değildir. Asıl mesele, yarının futbolcularını ve karakterli gençlerini yetiştirebilmektir.
İşte bu noktada, yıllar içinde sessiz sedasız büyüyen Kırmızı Karıncaların hikâyesi ayrı bir yere sahiptir.
Çünkü Kırmızı Karıncalar, 2000’li yılların başında Belediye Başkanımız Dr. Ahmet Nuri Köksal tarafından kurulmuştu. Bu nedenle Sayın Başkanın bu takımla olan bağı, sıradan bir idari ilişkinin çok ötesindedir. Yıllar boyunca onu, maçlardan önce ve sonra soyunma odasında futbolcularıyla birlikte sevinirken, üzülürken, zaman zaman bir yönetici gibi değil, takımın bir parçası gibi yaşanan duyguları paylaşırken görme fırsatım oldu.
Mütevazı şartlarda başlayan bu yolculuk, bugün yüzlerce çocuğa ulaşan, aileleriyle birlikte binlerce insana dokunan büyük bir aileye dönüştü. Takım ruhu, dürüstlük, mücadele, disiplin ve centilmenlik; Kırmızı Karıncaların en büyük başarısı oldu.
Bu başarı tesadüf değildi. Son iki yılda antrenör Samed Ayvaz’ın özverili çalışmalarıyla Kırmızı Karıncalar başarıdan başarıya koştu. İki yıl üst üste gol kralı ve asist kralı çıkaran takım, sahadaki başarısını istikrarlı bir şekilde sürdürdü. Ancak daha önemlisi, çocuklar sadece futbol oynamayı değil; birlikte sevinmeyi, kaybetmeyi, yeniden ayağa kalkmayı da öğrendiler.
Geçtiğimiz hafta ise Kırmızı Karıncalar için yeni bir dönemin kapıları aralandı. Artık Gelişim Ligi’nde mücadele edecek olan takımın seçmelerine tam 360 futbolcu adayı katıldı. Antalya’dan, Isparta’dan, Manisa’dan, Afyon’dan, Karaman’dan ve birçok şehirden gelen gençler, bu ailenin bir parçası olabilmek için Akşehir’de buluştu.
Bir zamanlar birkaç çocuğun peşinden koştuğu hayal, bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinden gençleri kendine çeken bir futbol okuluna dönüşmüş durumda.
Bugün Akşehirspor’un 3. Lig sevincini yaşarken, bu sevincin kalıcı olmasını sağlayacak olanın güçlü bir altyapı olduğunu da unutmamak gerekir.
Bu vesileyle başta Belediye Başkanımız Dr. Ahmet Nuri Köksal olmak üzere, Akşehirspor yönetimine, fedakârca çalışan yönetim kurulu üyelerine, teknik heyete ve futbolcularımıza teşekkür ediyorum.
Ancak bazı emekler vardır ki, onları birkaç cümleyle anlatmak kolay değildir.
Altyapı sorumlusu Hasan Hüseyin Gömürt, yıllardır çocuklarımızı yalnızca bir sporcu olarak değil, adeta kendi evladı gibi bağrına bastı. Hastalıkta, ekonomik sıkıntılarda, aile içi sorunlarda, ergenliğin getirdiği zorluklarda onların yanında oldu. Samimiyetiyle, sabrıyla ve babacan tavrıyla yüzlerce gencin hayatına dokundu. Hatta kutsal topraklarda umre vazifesini yerine getirirken bile aklı takımındaydı; çocuklarını takip etti, onlar için dualar etti. Böylesine içten bir gönül bağı, futboldan çok daha büyük bir değerdir.
Spor İşleri Müdürü Mustafa Kanat ise belki saha kenarında en az görünen ama en çok emek veren isimlerden biri oldu. Çocuklarımızın forma, malzeme, ulaşım, yemek ve diğer tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması için gece gündüz demeden çalıştı. Karda, kışta, çamurda; yorulmadan, şikâyet etmeden büyük bir sorumluluk duygusuyla görevini yerine getirdi. Çocuklarımızın yüzündeki tebessümde, sahadaki özgüvenlerinde ve elde edilen başarılarda onun da büyük emeği vardır.
Kırmızı Karıncaların başarısında katkısı bulunan yönetim kurulu üyelerimize, ailelere ve ismini burada tek tek sayamadığımız nice gönül insanına da ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü bir çocuğun elinden tutmak, aslında bir şehrin geleceğine dokunmaktır.
Büyük başarılar çoğu zaman manşetlere çıkan isimlerle değil; sessizce emek veren insanların sabrı, fedakârlığı ve dualarıyla inşa edilir.
Belki kupalar zamanla unutulur…
Ama bir çocuğun hayatına dokunan insanlar unutulmaz.
Ve bugün Akşehirspor’un 3. Lig sevincini yaşarken, yarınların teminatı olan Kırmızı Karıncaların hikâyesine emek veren herkese gönülden teşekkür ediyoruz.
Çünkü güçlü takımlar kurmak mümkündür.
Asıl mesele, güçlü nesiller yetiştirebilmektir





