Bu benzeyiş sadece el yüz çizgileriyle ve simalarıyla sınırlı değildir. Asıl benzerlik, hayata karşı duruşlarında ve bakışlarındadır. Kendi çekirdek ailesinin yükü omuzlarını çökertirken, bir de çevresindekilerin derdine koşabilme iradesi de onlardadır. İşi düşenin işini görmek, karşılığını sadece yaratıcıdan bekleyerek vermek ama kimseden hiçbir şey ummamak ve istememek. Kimseye minnet etmeyen, boyun eğmeyen, darlığa düşse de "kol kırılır yen içinde kalır" diyerek kendi yarasını kendi saran bir karakter teslim alınır babadan.

Fakat dünya ne yazık ki bu tür adamlığa karşı her zaman cömert davranmaz. Hayatını başkalarını ayakta tutmaya adayanların ortak kaderidir; ne yaparlarsa yapsınlar, günün sonunda kimseye yaranamazlar ve ne yaptın ki ya da yapmasaydın tavırlarıyla karşılaşırlar. En sonunda da omuz verdikleri insanlar gün gelir sırtlarını döner.

Kendilerini öteleyen, her zaman başkalarını öne geçiren bu fedakâr insanlar, gerçekten bir ele, bir söze ihtiyaç duyduklarında etraflarında kimseyi bulamazlar. Çünkü o kalabalıklar, işleri bitince çekilip gitmişlerdir. Bu tür sonuçlarda defalarca karşılaşmalarına rağmen, yine de kimseden medet ummazlar ve inadına dik dururlar. Ne yaşadıkları hayal kırıklıkları, duruşlarını bozar ne de nankörlükler vicdanlarını köreltir.

Bu tür babaların pek çoğu geride ne debdebeli konaklar ne de heba edilmiş hırslar bırakırlar. Geride maldan mülkten daha değerli olan lekesiz bir isim, şeref, haysiyet, merhamet, güven, eğilmeyen bir omurga ve izinden yürümekten gurur duyan bir evlat bırakırlar.

Ölüm, böylesi yüce gönüllü adamları aramızdan alıp götürse de bıraktıkları dürüstlük mirasını yok edemez. Onların bıraktığı boşluk, hayatta kalanların omuzlarına yeni bir sorumluluk yükler. Onların ahlakını, mertliğini ve duruşunu yaşatmak. Babalar ölür ama evlatlarının vicdanında, karar anlarında ve attıkları her adımda yaşamaya devam eder.

O yüzden bu mirasın ağırlığını bilenlerin dudaklarından tek bir ant dökülür: Yolundan dönen namerttir! 22 Ekim 2018’de aramızdan ayrılan o "adam gibi adam" da, işte böyle bir ömrün sahibiydi.

Bize adamlığı lafla değil, yaşayarak öğreten tüm göçüp gitmiş babalarımızın aziz hatırasına saygılarımla...

Mekanları cennet, ruhları şad olsun.

Babasının gölgesinde değil, izinden yürüyenlere selam ve muhabbetlerimle...