Sinemaya girecek olanlar parkta beklerdi.
Düğün sahipleri misafirlerini parkta gezdirirdi.
Kütüphaneye gidenler, belediyede işi olanlar, yolu merkezden geçen herkes… Bir şekilde Belediye Parkı’ndan geçerdi.
Cıvıl cıvıldı.
Kalabalıktı.
Ala ve ranaydı.
Bir dönemin belediye başkanı Yaşar Cenikoğlu tarafından parkın içine Belediye Ekmek Fırını yapıldı. Sonradan o da yıkıldı; zaten parkın ruhuna çok yakışmamıştı. Yıllar geçtikçe park, eski canlılığını kaybetti. İçine eklenen yapılar arttı, yeşili azaldı, nefesi daraldı.
Ve geçtiğimiz aylarda bir sabah…
Çay ocağı ve eklentileri boşaltıldı.
Ardından yıkımlar başladı.
Birçok Akşehirlinin aklında aynı soru belirdi:
“Belediye Parkı da mı gidiyor?” Çünkü Akşehir’de yıkılan o kadar çok bina vardı ki Belediye binası bile yıkılmış belediye binası olarak eski Cumhuriyet İlkokulu Akşehir Belediye Binası olarak hizmet veriyordu.
Ama cevap sandığımız gibi değildi.
Akşehir Belediye Başkanı Dr. Ahmet Nuri Köksal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bu soruya net bir yanıt verdi. Belediye Parkı yıkılmıyordu; 25 yıl sonra yeniden doğuyordu.
Üstelik yeni adıyla: Cumhuriyet Parkı.
Belediye Başkanı Köksal’a göre; Cumhuriyet Meydanı ile parkı ayıran Selçuklu tuğla işçiliğinden esinlenilen taç kapı, kış bahçesine; gençlerin buluşacağı mini bir amfi tiyatro… bulunacağı bir park…. yapılacaktı.
Mini amfi tiyatronun parkın içerisinde bulunmasının gereksiz olduğu düşünenlerdenim. Bizim çok daha büyük tiyatromuz var. Mini de olsa harcanan paranın büyük olacağı ve boşa harcanacak bir masraf olduğu kanaatindeyim.
Belediye yeni adı ile Cumhuriyet Parkı ne zaman yapılacak?
Yoksa eski parkımızın özlemi içinde mi kalacağız?
Yıkılan ve yerine yenisi yapılamayan belediye binası boş alanı gibi mi kalacak?
Şehrin içerisinde yıkılan ve yerine yapılamayan Akşehir Halk Kütüphanesi gibi mi kalacak?
Yoksa sanat okulunun bahçesi gibi araç park yeri olarak mı kalacak?
Bahara yapılacak deniyor.
İnanalım mı?
Haydi hayırlısı diyelim.
İnşallah, diyeyim.
Elbette hiçbir yenilik, geçmişte yaşananların yerini birebir tutmaz.
Ama önemli olan şu:
Belediye Parkı’nın hatırası tamamen silinmiyor.
Belki artık Saray Sineması’na girmeden önce parkta beklemeyeceğiz.
Belki düğün fotoğrafları başka fonlarda çekilecek.
Ama Akşehir’in merkezinde yine bir park olacak.
Yine insanlar buluşacak.
Yine çocuk sesleri duyulacak.
Ve belki de bu kez, geçmişin hatırasıyla geleceğin umudu aynı yerde yan yana duracak.





