GÜNDEM

Adalet Nerede, Liyakat Kimin İçin?

Siyaset, özü itibarıyla topluma hizmet etme, geleceği inşa etme ve ortak kaynakları en verimli şekilde yönetme sanatıdır. Ancak ne yazık ki, son dönemde yerel yönetimlerimizin ve bağlı kuruluşlarımızın ( sonu ...SKİ ile biten ülkemizdeki belediye teknik devlerinin) çevresinde dönen "atama" haberleri, siyasetin vaat ettiği o "güzel gelecek" vizyonuyla taban tabana zıt bir manzara çiziyor.

​“Sırf Bizimki” Anlayışının Bedeli

​Seçim süreçlerinde halkın karşısına çıkıp liyakatten, şeffaflıktan ve gençlerden bahsedenler, seçim sonrasında sandıktan çıkan sonucu kendi "kadrolarını ödüllendirme" fırsatı olarak görüyor. Eski belediye başkanları, seçilemeyen adaylar veya partinin sadık isimleri; hiçbir teknik bilgisi veya tecrübesi olmadığı halde, sırf "bizim adamımız" kontenjanından büyükşehir belediyelerinin teknik birimlerine atanıyor.

​Peki, bu birimler ne iş yapar? Şehrin su altyapısını, kanalizasyonunu, teknik projelerini yönetirler. Burada uzmanlık aranması gerekmez mi? Elbette gerekir. Ancak görüyoruz ki; uzmanlık aranmıyor, "mesai" dahi aranmıyor. Tam zamanlı bir iş disiplini olmadan, astronomik maaşlarla ödüllendirilen bu isimler, aslında gençlerin hakkını yiyor.

Gençler Nereye Baksın?

​Gençlerimize "bu ülke sizin, geleceği beraber inşa edeceğiz" diyoruz. Onlardan üniversiteler bitirmelerini, diller öğrenmelerini, teknik yetkinlik kazanmalarını istiyoruz. Onlar gecesini gündüzüne katıp bir kariyer inşa etmeye çalışırken, birilerinin hiçbir liyakat kriteri taşımadan, sadece siyasi yakınlıkları sayesinde "çift maaşlı" veya "pasif yüksek maaşlı" makamlara getirilmesi, adaletsizliğin en somut resmidir.

​Bu tabloyu gören genç, sisteme nasıl güvenebilir? "Çalışırsam hak ettiğimi alırım" inancını kaybeden bir gençlik, ne yazık ki yüzünü başka diyarlara döner. Bizim en büyük "beyin göçü" sorunumuz, sadece ekonomik imkansızlıklar değil, bu tür "adam kayırma" düzeninin yarattığı ümitsizliktir.

Çözüm: Şeffaflık ve Denetim

​Artık şu soruyla yüzleşme vaktidir: Siyaset, başarısız olmuş isimlerin "emeklilik ikramiyesi" gibi kullanılacak bir mekanizma mıdır, yoksa halka hizmet kapısı mı?

​Bu haksızlığa son vermek için belediyelerin yönetim kadrolarında ve bağlı kuruluşlarında şeffaflığı zorunlu kılmalıyız:

1. ​Liyakat Belgelenmeli: Teknik kadrolara atanan her ismin, o görevin gerektirdiği uzmanlığa sahip olduğu kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

2. ​Performans Denetimi: Maaş alan herkesin, o maaşın karşılığını verip vermediği, mesaiye uyumu ve şehre katkısı bağımsız kurullar tarafından denetlenmelidir.

3. ​Halkın Denetimi: Yerel yönetimlerin maaş skalaları ve atama kriterleri, dijital platformlar üzerinden vatandaşın erişimine açık olmalıdır.

​Siyasetçiler, "gençleri seviyoruz" derken, gençlerin geleceğine dair kurduğumuz hayalleri, birilerinin koltuk hırsına kurban etmesinler. Bizim şehrimizin, bizim ülkemizin "ödüllendirilmeye" değil, "ehil ellerde yönetilmeye" ihtiyacı var.

​Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil; belediye binasının girişinde, Bir ...SKİ’nin kapısında ve liyakatin gözetildiği her atamada aranmalıdır

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }