Deprem, bu coğrafyanın gerçeği. Biz unutsak da o unutmuyor. Biz gündem değiştirse de o yerin altında sabırla bekliyor. O yüzden depremi konuşmak bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Depremi Anmak mı, Anlamak mı?
Her yıl bu hafta geldiğinde birkaç gün boyunca paylaşımlar yapılır, uzmanlar konuşur, programlar düzenlenir. Sonra hayat kaldığı yerden devam eder.
Oysa asıl soru şu:
Biz depremi gerçekten anlıyor muyuz?
Depremi anlamak;
Evimizin güvenliğini sorgulamaktır.
Afet ve acil durum (deprem) çantası hazırlamaktır, güncellemektir.
Aile afet planı yapmaktır.
Toplanma alanını bilmektir.
Çocuklarımıza panik yapmadan nasıl
davranacaklarını öğretmektir.
Mahallemizde kim yaşlı, kim engelli, kim yardıma muhtaç bilmek demektir.
Deprem haftası, sosyal medyada story paylaşma haftası değildir!
Hazırlık haftasıdır.
En Büyük Tehlike: Bilgisizlik ve Erteleme.
Deprem bir doğa olayıdır; can alan ise bilgisizlik, ihmal ve hazırlıksızlıktır.
Yetişkin bir insana afet bilincini sonradan kazandırmak zordur. “Ağaç yaşken eğilir” sözü burada daha da anlam kazanır. Çocuklarımızı bilinçli yetiştiremezsek, yarın panikleyen bir toplumla karşı karşıya kalırız.
Okullarda afet bilinci eğitimleri artırılmalı, mahallelerde gönüllü yapılanmalar desteklenmeli, kurumlar ve sivil toplum birlikte hareket etmelidir. Çünkü afet anında kimsenin unvanı önemli değildir; önemli olan bilgi ve koordinasyondur.
Deprem Haftası Bir Fırsattır
1–7 Mart, korku üretme haftası değil; eksikleri görme haftasıdır.
Evimizde sabitlenmemiş dolap var mı?
Deprem çantamız hazır mı?
Aile bireyleriyle bir buluşma noktası belirledik mi?
Mahallemizde organize bir gönüllü ekip var mı?
Bu sorulara net cevap veremiyorsak, deprem haftası bizim için sadece bir takvim notundan ibarettir.
Deprem Konuşuldukça Değil, Konuşulmadıkça Yıkıcıdır
Toplum olarak depremi konuşmaktan yorulmamalıyız. Çünkü biliyoruz ki afetler konuşulduğunda değil, konuşulmadığında daha yıkıcı olur.
Unutmak rahatlatır.
Hazırlanmak ise kurtarır.
Bu hafta vesilesiyle, başta 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımız olmak üzere tüm deprem şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ancak onları anmanın en doğru yolu, aynı acıları tekrar yaşamamak için adım atmaktır.
Deprem haftasında yapacağımız en büyük saygı duruşu; hazırlıklı olmaktır.
Unutmayalım:
Deprem ne zaman olacak bilmiyoruz.
Ama hazır olup olmamak bizim elimizde.





