TRT’nin yaptırmış olduğu bir belgesel adı, Yitik Mirasın Peşinde. Akşehir’in değerli büyüğü Erkök AVCIOĞLU’ ağabey getirdi bu belgeselin CD’sini. Daha yayına girmeden izlemek nasip oldu bana da bu belgeseli. Erkök Ağabeyle tanışıklığımız birkaç ay öncesine dayanır ama geçen hafta sonu Alanyurt(Maruf) Köyündeki Şeyh Hacı İbrahim Veli Hazretlerinin Türbesinde fotoğraf çekmek için bulunduğumda kendisiyle sohbet etme imkanı bulmuş ve birbirimize söz vermiştik hafta içi görüşmek üzere. Kendisi beni utandırdı ve ziyaretime geldi. Hem belgeseli izledik birlikte ve hem de sohbet ettik eskilerden. En eski vakıflardan biri olan Şeyh Hacı İbrahim Vakfı’nında mütevelli heyeti başkanı olan Erkök Ağabey’le sohbet etmek ayrı bir haz veriyor insana. Kendisi Yüksek Ziraat Mühendisi. Okuma yazma bilenin bile zor bulunduğu bundan yıllar öncesinin hem üniversite hem de Yüksek Lisans mezunu bir kişi birde onca yıl yaşanmışlıklar var. Varın sohbetin tadını siz tahmin edin. Türbenin bulunduğu alan zamanında sudan epeyce nasibini almış bir alan. Bunu orada bulunan ağaçlara bakarak söylüyorum. Çam ağaçları kırk elli yıllık söğüt ağaçları desen onlar daha yaşlı. Söğüt ağacı suyu çok sever ve hep su kenarlarında yetişir. Şimdilerde türbenin bulunduğu alanda su sıkıntısı olduğundan bu ağaçlarda kurumaya yüz tutmuş. Türbenin bahçesinde bulunan kalıntılara baktığınızda yerleşim yeri epey eski bir yer. Bahçede Bizans eserlerine de rastlamak mümkün. Bu alanda kazı yapılırsa belki ortaya başka bir tarih çıkabilir. Belgesele tekrar dönecek olursak; Türbeden çalınan sandukalardan birinin hala yurt dışında olması ve Berlin müzesinin bu eseri anayurduna iade etmemek de ısrar etmesini anlamak mümkün değil. Yapımcının orada ilginç bir sözü var. Ünlü alman şair Goethe’nin mezar taşının Akşehir’de olması ne kadar normal değilse sandukanın da Berlin müzesinde olması o kadar anormal. Sanduka’nın misafirliğinin yada başka bakış açısıyla esaretinin sona erip yurda dönüşü için Kültür Bakanlığı’nın büyük çaba göstermesi gerekiyor.