Son günlerde sıkça duyduğumuz , özellikle yeni yargı paketleri ile kapsamı daha da genişleyen , ön ödeme müessesesine değineceğiz bu yazımında. Ceza hukukunda her olay uzun yargılama süreçleriyle sonuçlanmaz. Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi mevzuatında yer alan ön ödeme kurumu, bazı hafif nitelikteki suçlarda şüpheliye belirli bir miktar parayı ödeyerek ceza davasının açılmaması veya açılmış davanın düşmesi imkânı tanır.

Her suç ön ödeme kapsamına girmez. Yalnızca adli para cezası gerektiren veya ceza üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlarda uygulama alanı bulmaktadır. Ağır ceza gerektiren suçlarda ön ödeme söz konusu değildir.

Ayrıca belirtmiş olduğumuz suçlar da ceza miktarları dikkate alınmaksızın ön ödemeye tabi suçlardandır ; (TCK 75/6. madde): Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu (TCK 98/1. madde), Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçu (TCK 171.madde), Çevrenin taksirle kirletilmesi suçu (TCK 182/1. madde), Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu (TCK 264/1. madde), Suçu bildirmeme suçu (278/1-2. madde), 6831 sayılı Orman Kanununun 108/1 maddesi, Hakaret suçu (TCK 125. maddesi)

Süreç nasıl işler?

Mahkeme veya Savcılık dosyayı inceler. Suç ön ödeme kapsamındaysa ilgiliye tebligat gönderilir. Tebligatta ödenecek miktar ve ödeme süresi yer alır.

Kişi süresi içinde ödemeyi yaparsa hakkında kamu davası açılmaz , açılmış dava varsa düşer. Ayrıca kişi herhangi bir ceza almadığı için adli sicil kaydına da olumsuz bir etkisi olmaz.

Belirlenen süre içinde ödeme yapılmazsa dosya normal ceza soruşturması veya kovuşturması şeklinde devam eder. Yani ön ödeme bir zorunluluk değil, kanuni bir fırsattır.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere sağlıklı günler dilerim.