Manisa’dan Menemen’e gelen ve halkı galeyana getiren dördü silahlı altı kişinin başlattığı ve askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay ile yardımına koşan Hasan ve Şevki isimli iki bekçinin katledildiği kalkışma, tarihe Menemen Olayı olarak geçti. Cemaate kendisini Mehdi olarak tanıtan elebaşı Derviş Mehmet ve dini korumak için geldiklerini söyleyen sarıklı ve cüppeli bir grup, arkalarında 70 bin kişilik Halife Ordusu olduğunu, karşı gelenlerin kılıçtan geçirileceğini iddia ederek halkı etrafına toplamayı başardı. İlçede bulunan askeri birliğin komutanı, müdahale etmesi için Asteğmen Kubilay’ı görevlendirdi. Kubilay, yanında bulunan bir manga askerden uzaklaşarak, grubu teslim olmaya ikna etmek için tek başına aralarına girdi ancak grubun içerisinden bir kişi Kubilay’ı silahla yaraladı. Bunun üzerine ateş açan askerler, tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri olduğu için grubu durduramadıkları gibi, bu durum elebaşı Derviş Mehmet’in kendisine kurşun işlemediğini söyleyerek halkı etkilemesine neden oldu. Yaralı bir halde yakındaki cami avlusuna sığınan Mustafa Fehmi Kubilay, peşinden giden Derviş Mehmet tarafından, testere ağızlı bağ bıçağıyla başı kesilerek şehit edildi.
Kubilay’a yardım etmeye çalışan iki bekçi de grup tarafından açılan ateşle katledildiler. Takviye birliklerin gelmesiyle çıkan çatışmada, Derviş Mehmet ve yanındakilerin bir kısmı öldürüldü. Kaçmaya çalışanlar yakalanarak tutuklandı. Daha sonra sıkıyönetim ilan edilerek Divanı Harp kuruldu, tutuklananlar yargılandı ve 28 kişi idam edildi.
Genç Cumhuriyet’in yürekli öğretmeni Mustafa Fehmi Kubilay, katledilişinin yıldönümlerinde ‘Devrim Şehidi Kubilay’ olarak anılmaya devam ediliyor. 26 Aralık 1934 tarihinde Menemen’de, iki bekçi ve Kubilay için dikilen anıtın üzerinde ise şöyle yazıyor:
‘’İNANDILAR, DÖVÜŞTÜLER, ÖLDÜLER. BIRAKTIKLARI EMANETİN BEKÇİSİYİZ.’’





