Peygamberimiz Ramazan ayını gelişini bir hadisi şerifte şöyle müjdeler: " Mübarek Ramazan ayı size geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda Sema (cennet) kapıları açılır. cehennem kapıları kapanır ve şeytanların azgınlıkları bağlanır."(Nesâi, sıyam 5)
Kur'an'ın inmeye başladığı rahmet, mağfiret, günahlardan temizlenme ayı ramazanın gelişine her Müslüman bunu büyük bir fırsat bilir ve özlemle karşılar, bunun için sevinir ve bu aydan hakkı ile faydalanabilmek için İhlas ve samimiyetle hazırlık yapar. Çünkü Peygamberimiz " Kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları affedilir." (Buhari iman 28) buyurur
İnsan ramazandan tam istifade edebilmek için sadece mideye oruç tuttururken, azalarının da oruç tutması insanı oruçtan beklenen hedefe götürecektir. Göz, kulak, dil vb azalara oruç tutturmak, yalan ve yalanla iş yapmaktan ve Allah'ın yasak kıldığı haramlardan uzak kalmaktır. Sadece kötülüklerden uzak kalmak yeterli olmayıp, iyiliklere koşmakta orucun hedefidir. Başkalarının aç, açık, yokluk ve yoksulların halini anlamak ve paylaşımı ruhuna hâkim kılmaktır. Oruç aslında Allah'ı görür gibi yaşamaktır.
On bir ayın sultanı Ramazan-i şerifin gelişine sevinmek, bir iman belirtisidir. Hayatında güzelliklere değişiklik yapanlara Ramazan, rahmetler yağdırır, bolluk ve bereket getirir. Ancak onun kıymetini bilen, onu hakkıyla karşılayıp, misafir gibi ağırlayanlar, ondan hakiki anlamda istifade edebilirler.
Onun gelişiyle heyecanlanmayan, gidisiyle hüzünlenmeyen bir gönüle Ramazan’ın uğradığını söylemek ne mümkün..
Ramazan’ın kalbinde ve gönül dünyasında devrim yapmadığı kimseye hangi bereket ve rahmetten söz edilebilir ki..?
Kur’an-i Kerim ayıdır ramazan. Rabbimiz: “Ramazan ayı ki onda Kur’an nazil oldu…” İçinde oruç, teravih, Fıtır sadakası gibi birçok ibadeti barındırdığı halde bu ayın özellikle aziz Kur’an’la vasıflandırılması dikkatlerimizden kaçmamalı. Öyleyse bu ayı, hayat kitabımızın tilaveti ve zikri ile geçirmek, onun mesajlarıyla yoğrulmak için bir fırsat bilmek en büyük ödevimiz olmalı. Resulullah’in yaptığı gibi, tefekkürle, mukabele ve mutalaa ile bu ayı zenginleştirmeli, ondaki güzelliklerinden istifade etmeye çalışmalıyız.
Ve “Ramazan gelip geçtiği halde kendini affettirmeyene yazıklar olsun” seklindeki Peygamberimizin kutlu uyarısı bu ayın bereketinden istifade etmek için başka söze hacet bırakmıyor.
Evet, Ramazan-i şerif geldi. Hoş geldi, safalar getirdi. Bizi ihyâ ve inşa etmek, eğitmek, olgunlaştırmak, ciddi bir nefis muhasebesi yapmak için rahmet, mağfiret, sevgi ve yardımlaşma ile insana Allah'ın rızasını kazandırmak için geldi.
Allah Tealadan bu ayın feyiz ve bereketinden hepimizin istifade etmesini, Allah'ın affına, rahmetine, kurtuluşa vesile olacağı, huzur, birlik ve beraberlik içinde, gayesine uygun bir Ramazan olması duası ile tüm Müslüman kardeşlerimizin ramazan ayını tebrik ediyorum.





