Ama bazen fark etmediğimiz bir şey var:
İnsan konuşarak rahatlar, fakat asıl iyileşme bazen sessizlikte başlar.
Bunu kitaplardan öğrenmedim.
Hayat öğretti.
Bir dönem hem fizyolojik hem psikolojik olarak hayatımın en zor günlerini yaşadım.
Kulak çınlaması, diyabet ve insanın iç dünyasını zorlayan başka sıkıntılar…
Bazen insanın bedeni yorulur.
Ama asıl yorulan zihnidir.
İşte o günlerde fark ettiğim bir şey oldu:
Doğa ve kitaplar bana çok iyi geliyordu.
Bir ağacın altında oturmak…
Bir parkta yürümek…
Bir kitabın sayfalarında kaybolmak…
Garip bir şekilde insanın içindeki gürültü azalmaya başlıyor.
Bugün hipnoz için bana gelen bazı insanlara bazen şunu söylüyorum:
“Belki de önce bana değil, doğaya gitmelisiniz.”
Çünkü ben konuşurum.
Ama doğa dinler.
Doğa tavsiye vermez.
Sizi yargılamaz.
Sizi düzeltmeye çalışmaz.
Sadece oradadır.
Ve bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey de tam olarak budur:
Yargılanmadan var olabileceği bir sessizlik.
Belki de bu yüzden dünyanın en iyi psikoloğu bir insan değil, bazen bir orman olabilir.
Çünkü bazı soruların cevabı kelimelerde değil,
sessizlikte saklıdır.
Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli:





