Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Onlar; nefes aldığımız havanın temizleyicisidir, toprağın tutunma gücüdür, suyun kaynağıdır ve sayısız canlının evidir. Belki de en önemlisi, çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli mirastır.

Bugün şehirlerde beton yükselirken, aslında kaybettiğimiz sadece yeşil alanlar değil; serin gölgeler, kuş sesleri ve doğal dengedir. Her kesilen ağaç, yalnızca bir gövdenin devrilmesi değil; bir yaşam döngüsünün zedelenmesidir.

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte ormanlarımız için en hassas dönemlerden birine giriyoruz. Küçük bir ihmal, söndürülmemiş bir ateş ya da doğaya atılan bir izmarit… Bunların her biri, binlerce ağacın yok olmasına ve geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Unutulmamalıdır ki orman yangınlarının büyük bir kısmı insan kaynaklıdır. Yani çözüm de, sorumluluk da yine bizim elimizdedir.

Doğada bırakılan her çöp ise sadece görüntü kirliliği değildir; aynı zamanda yangın riskini artıran, canlıların yaşamını tehdit eden ve doğanın dengesini bozan ciddi bir sorundur. Cam şişeler güneş ışığını mercek gibi yansıtarak yangınlara sebep olabilir, plastik atıklar doğada yıllarca yok olmaz. Bu nedenle doğayı temiz tutmak bir tercih değil, bir sorumluluktur.

Artık mesele sadece ağaç dikmek değil; dikilen ağacı korumak, yaşatmak ve bu bilinci toplumun her kesimine yaymaktır. Piknik alanlarında daha dikkatli olmak, doğayı temiz tutmak, en küçük riski bile ciddiye almak hepimizin görevidir.

Çünkü doğa bize ait değil, biz doğaya aitiz.

Orman Haftası vesilesiyle bir kez daha hatırlayalım: Her birimiz bu dünyanın emanetçisiyiz. Bugün attığımız her adım, yarının dünyasını şekillendirir.

Biz de bu bilinçle, önümüzdeki Çarşamba günü Karabulut Mahallesi’nde Akşehir Orman Şefliği ile birlikte fidan dikimi gerçekleştireceğiz. Toprağa bırakacağımız her fidanın, geleceğe bırakılmış bir umut olduğuna inanıyoruz.

Gelin bu haftayı sadece hatırlamakla kalmayalım…

Bir fidan dikelim, bir nefes olalım ve yarınlara birlikte sahip çıkalım.