Aytaç, bir yıllık emek ve büyük fedakârlıklarla yetiştirilen ihracatlık kirazın üreticiye 50-60 TL bandında gelir sağladığını ifade ederek, işçilik, gübre, ilaç, sulama, mazot ve ambalaj gibi temel giderlerin her geçen gün arttığını söyledi. Özellikle hasat dönemindeki işçilik maliyetlerinin üreticiyi ciddi şekilde zorladığını vurgulayan Aytaç, üreticinin bugün kâr etmek yerine yalnızca ayakta kalmaya çalıştığını dile getirdi.

Coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını belirten Aytaç, ürünün gerçek sahibi olan üreticinin emeğinin ekonomik karşılığını alması gerektiğini ifade etti.

Akşehir ekonomisinde kiraz üretiminin önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Aytaç, "Kiraz üretimi sadece çiftçimizin değil; esnafımızın, nakliyecimizin, işçimizin ve ilçe ekonomisinin ortak geçim kaynağıdır. Üreticinin kaybettiği yerde Akşehir kaybeder." değerlendirmesinde bulundu.

Üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Aytaç, ihracat zincirindeki gelir dağılımının adil hale getirilmesi, üreticinin pazarlık gücünün artırılması ve maliyetleri azaltacak destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Coğrafi işaretli Akşehir kirazının gerçek ekonomik değerinin doğrudan üreticiye yansımasının önemine dikkat çeken Aytaç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz siyaset yapmak için değil, Akşehir'in hakkını savunmak için konuşuyoruz. Toprağına küsen çiftçi geleceğe umutla bakamaz. Üreticinin kazandığı bir Akşehir, hepimizin kazandığı Akşehir olacaktır."