Yaklaşık 20 yıldır Bodrum'daki atölyesinde üretimlerini sürdüren Hasan Cingiz, heykel, resim, seramik ve enstalasyon alanındaki özgün çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Sanatçının eserleri, kamusal alanlarda ve özel koleksiyonlarda yer alırken, şimdi ise Polonya'nın en görkemli tarihi yapılarından biri olarak gösterilen Niemodlin Dükalık Kalesi'nde gerçekleştirilecek uluslararası programa katılacak.
Daha önce Güney Kore, İngiltere, Ukrayna, İsveç, Moldova, Peru ve Meksika başta olmak üzere birçok ülkeden önemli sanatçıların yer aldığı organizasyona Türkiye'den davet edilen ilk isim Hasan Cingiz oldu.
Yaklaşık 20 gün sürecek açık hava üretim programında sanatçı, Polonya'daki açık hava müzesinde kalıcı olarak sergilenecek anıtsal bir heykel üretecek.
Hasan Cingiz'in hazırlayacağı eserin ana temasını, Türkiye ile Polonya'nın ortak kültürel sembollerinden biri olan kartal figürü oluşturacak. Sanatçı, kartalı yalnızca güç ve cesaretin değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki tarihsel hafıza ve özgürlüğün ortak dili olarak yorumluyor.
Çağdaş ve stilize bir anlayışla tasarlanan heykelde en dikkat çekici unsur ise metal parçalar kadar, aralarında bırakılan boşlukların ışık ve gölgeyle kurduğu ilişki olacak.
Eser anlayışını anlatan Hasan Cingiz, Anadolu'nun geleneksel estetik anlayışından ilham aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Benim için heykel yalnızca doluluklardan oluşmaz. Telkâriye baktığınızda sizi etkileyen yalnızca metal değildir. Danteli güzel yapan iplik, kilimlerde ritmi oluşturan yalnızca motifler değildir. Bütün bunların arasında bilinçle bırakılmış boşluklar vardır. Ben heykellerimde Anadolu'nun bu estetik anlayışını ve sabrını çağdaş bir dille yeniden kuruyorum."
Sanatçının hazırlayacağı kartal heykeli, yüzlerce metal parçanın bir araya gelmesiyle oluşturulacak. Cingiz, tek başına anlam ifade etmeyen parçaların doğru kurgu ile birleştiğinde güçlü bir bütün oluşturduğunu belirterek bunun Anadolu'nun mozaik kültürünü de simgelediğini ifade etti.
Heykelin gün boyunca oluşturacağı gölgelerin de eserin ayrılmaz bir parçası olacağını vurgulayan sanatçı, ışığın değişimiyle birlikte eserin farklı anlamlar kazanacağını söyledi.
Polonya'daki daveti kişisel bir başarıdan çok Anadolu'nun kültürel mirasını dünyaya taşıma fırsatı olarak gördüğünü ifade eden Hasan Cingiz, şu değerlendirmede bulundu:
"Polonya'ya sadece bir heykel yapmaya gitmiyorum; Anadolu'nun üretim kültürünü ve estetik dilini oraya taşımaya gidiyorum. Yıllar sonra bir çocuk elindeki çiçeği o heykelin boşluklarından birine bırakırsa, işte o gün eserimin gerçekten tamamlandığına inanacağım. Bu yolculuğun, 'Ben de dünyada ülkemi sanatımla temsil edebilirim' diyen genç sanatçılarımıza da cesaret vermesini diliyorum."
![]() |
![]() |







