Sultan Dağlarının yaklaşık 2300 metre yüksekliğinde, 10-12 metre derinliğe sahip olan ve içinde yaz aylarında buz barındırın bir mağaradır. Bugün çeşitli ulaşım araçları ile Değirmenköy’den güneye 30 dakika gidildikten sonra mağaraya ulaşılır. Mağaranın buz üretmesinin sebebi, yaz aylarında mağara içine akan su damlacıklarının; mağara içi sıcaklığının eksi dereceye düşmesi nedeniyledir.
Mağara girişine yaklaşık 25-30 metre uzaklıkta bölge halkı tarafından varlığına inanılan Buzlu Dede yatırı vardır. Bu yatırın etrafı taşlarla çevrilidir.
İbrahim Hakkı Konyalı’nın Akşehir adlı eserinde de buz mağarasından bahsedilir. Konya’lı eserinde buz mağarası için şunları okuyucuya aktarmıştır:
“Sultan Dağının bu dondurucusu ağustosun en boğucu sıcaklığında bile asırlardan beri muhitine ve uzaklara salkım salkım buz yetiştirir. Ta Selçukiler zamanından beri saraylarla konaklara, ayan ve bey evlerine buradan buz taşınırdı. Akşehir’de fenni buz dondurma evi yapılıncaya kadar bu mağaradan buz getirmek sureti ile geçimlerini temin edenler vardı. Bunlardan Mustafa Ağa hâlâ yaşamaktadır. Yahsiyanlılar, Akşehirliler ve civar köylüler yazın sıcak günlerinde bu mağaranın başına giderler, eğlenirler, buzlu şerbetler içerler.”
Bugün buz mağarasının önüne gerek Değirmenköy sakinleri, gerekse de Gölçayırlılar zaman zaman gidip eğlenmekte, Hıdırellez şenliği yapmaktadırlar. Bu gelenek yıllar içinde kaybolmuştur. Hıdırellez etkinliklerinde, buz mağarası önüne gidilmemektedir.
İbrahim Hakkı Konyalı bu eserinde mağarada neden yaz aylarında buz olduğunu ise şu şekilde anlatmıştır:
“Şeytan masaları mini mini peri bacaları andıran bir taş ormanın ortasında yükselen büyük bir kaya parçası vardır. Bu kaya şiddetli cereyanların tipi ve boranların tam ortasındadır. Kayanın bir damarına rastlayan yumuşak tabaka tabii tesirlerle erimiş, akmış burada ağzı doğuya açılan 15 metre kadar derinliği 5-6 metre eni ve bir bu kadar yüksekliği olan bir mağara hâsıl olmuştur. Hiç güneş göremeyen ve kışın şiddetli fırtınalarında içi karla ve soğuk hava ile dolan bu mağara, daima sıfırın altında, dondurucu hava saklamaktadır. Yazın en şiddetli günlerinde bunun içinde insan 5 -10 dakika duramaz.”
Yaz aylarında bu mağaraya çıkan Değirmenköy sakinlerinden Recep Toprak, bu anlatılanları doğrulayarak şunları söyledi:
“Ben birçok kez bu mağaraya çıktım. Kış aylarında çıkmak pek mümkün değil. Yaz ve bahar aylarına traktör ve motosiklet ile çıkılabilir bir yolu var. Bir noktadan sonrada yürümek gerekiyor. Değirmenköy’den yaklaşık 30-35 dakikada çıkılır. Ben yaz aylarında ve bahar aylarında bu mağaraya girdim. Mağara oldukça soğuk ve içinde buzlar var kimi yerde buzlar sarkıt ve dikit yapmış. Burada bir insan yaz kıyafetleri ile 10-15 dakikadan fazla kalamaz.”
30 Ağustos 2013 tarihinde ise Akşehir basınında buzluk mağarası ile ilgili bir haber yapılmıştır. Bu habere göre, Kadir Erdemir adlı vatandaş şunları söylemiştir:
“Şu an ağustos ayının sonundayız, ancak kışın bu mağaranın içerisinde biriken kar ve buzlar hâlâ duruyor. Biz dağcı olmadığımız için ancak mağaranın giriş bölümündeki buzlara ulaşabildik.”
Sultan Dağlarının yaklaşık 2300 metre yüksekliğinde bulunan bu mağaradaki buzlar, yakın tarihe kadar, Akşehir ve köylerinde de satılmakta idi. 1948 doğumlu Kamil Duran bu konuda şunları anlattı:
“ Yahsiyan’da kahvecilik yapanlar, eskiden at, eşek ve katırlarla o mağaradan buz getirirlerdi. Getirdikleri bu buzlarla, meşrubatlarını soğutur, yazın tarlada bahçede çalışanlara satarlardı. Bu mağaranın işlevi köye gelen buzdolapları ile sona erdi.”
BUZLU DEDE EFSANESİ
Buzluk mağarasının yaklaşık olarak 25-30 metre güneyinde bir mezar olduğuna inanılır. Bu mezarda da ulu bir evliyanın yattığı ve mağaradaki buzların, Buzlu Dede’nin bir kerameti olduğu dile getirilir. Eskiden mezarın yanında bulunan meşe ağacına renkli çaputlar bağlanır ve dilekler tutulurmuş. Derler ki, Buzlu Dede Yaka Yahsiyan’da yaşarmış. Bu mağaraya her gün çıkar, yolunu temizlermiş. Recep Toprak’a göre Buzlu Dede Hikâyesi söyle:
“Eskiden beri Yaka Yahsiyan köyünün üzerindeki mağarada bir evliya yattığı hep anlatılmıştır, günümüzde burada bulanan mezar hâlâ varlığını korumaktadır. Bu mezarda yatan kişiye bizler Buzlu Dede deriz. Buzlu Dede’nin bir kardeşi de Akşehir’de evliya imiş. Buzlu Dede, her gün bu mağaraya çıkar ve mağaranın yolunu temizlermiş. Mağaraya çıkan yolun sağ cephesine baktığınızda da taş ve kayaların oraya doğru süpürülmüş olduğu hissine kapılabilirsiniz. Büyüklerimiz bu yolun üzerine taş koyduklarında ertesi sabah taşın yan tarafa süpürülmüş olarak gittiğini söylerlerdi. Buzlu Dede ölünce de buraya buz mağarasının yakınına gömmüşler. Her zaman bu mağarada buz varmış. Bir zamanlar mağaradan çıkan buzlarla bir kısım kişiler geçimini sağlarlarmış.”





