Akşehir Müftüsü Ökesli Ali Rıza Efendi, 1786 yılında Ökes'de doğmuş Akşehir'de 16 yıl müftülük yapmış, 1869 yılında Akşehir'de ölmüştür. 9 Kitap Yazmıştır.

Kitaplarının adı sırayla şöyledir:

1. Muhtasar Düşüki: 24cm boyundadir: Bir sureti İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kitaplığındadır.

2. Şerhü Kaside-i İsna Eşeriye: 12 imamla ilgili övgü şiirleridir. 1864'de İstanbul' da basılmıştır.

3.Terhis-ul Esasi Bina Şerhi: Arapça dil öğrenimini kapsamaktadır. 1306' da ilk baskısı İstanbul'da yapılmıştır.

4. Şerhü Ebyatil Kafiyeti ve'l-camí: Kafiyeli beyitler olarak hadisler yorumlanıp anlatılmıştır.

5. Kiyasiyyatül-Fanari: Osmanlı’nın ilk Şeyhülislamı olan Molla Fenari’ye yapılan bir kıyaslamadır.

6. Şerhu Risaleti’l-Vaziyyeti’l-Adudiye: Felsefi konularda yazılan bu risaleye bir şerh yazmıştır.

7. Şerhü Adabi’l-Birgivi: Bilgin Birgivinin tartışma geleneğine uygun yorumlama ve açıklamalardır.

8. Kaside-i Lâmiye Mine’l Kelam: Lam harfi ile sona eren kelam üzerine olan övgü şiirleridir.

9. Şerhu Risale-i Taşköprü minel Âdap: Taşköprülüzade’nin adap üzerine yazılmış risalesine ait bir şerhtir.

Köyümüz olan Ökes’in yaşlıları Akşehir Müftüsü Ökesli Ali Rıza Efendi'yi Ali Hoca olarak anar anlatırlardı. Babasının adı Ömer Osman’mış, Ökes'e imam olarak, Konya Sille Bucağından gelmiş. İmam Ömer Osman, Ökes’i çok beğenmiş. Sille'yi bırakarak göç etmiş ve Ökes'e yerleşmiştir. Oğlu Ali Rıza’yı önce kendisi okutmuş, daha sonra Şarkikaraağaç'a götürerek ünlü bilgin olarak bilinen Hacı Süleyman Efendi'ye teslim etmiştir.

Ali Rıza kısa sürede okuması, yorumlaması, anlatması ve yazması ile herkesin ilgisini çeken bir öğrenci olmuştur. Öyle ki Ökesli Ali Rıza’nın başarısı Şarkikaraağaç müftüsünün kulağına da gitmiştir. Ali Rızanın başarısını gören Müftü Rüştü Ahmet Efendi onu diploma ile ödüllendirmiştir. Ali Rıza kendisi gibi başarılı olan İlyaslar köyünden Kadir Efendi ile ünlü bilginlerden Hacı Emin Efendi ile sınıf arkadaşlığı yapmıştır.

BU MEMLEKET BİZİM BU MEMLEKET BİZİM

Şarkikaraağaç’ta öğrenimini tamamlayan Ökesli Ali Rıza Hoca bu kez de Kayseri’ye gitmiş ve üç yılda orada eğitim, öğretim görmüştür. Bilgisini, görgüsünü güçlendirip yeniden köyü Ökes'e dönmüştür. Halkın isteği üzerine 1844 yılında Ökes’te bir medrese (üniversite) açarak çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Ünlendiği için Konya ilim merkezi durumunda bulunduğu halde Konya, Karaağaç, Yalvaç gibi bölgelerden, Uşak gibi illerden Ökesli Ali Hoca'nın medresesine öğrenciler gelmiştir.  Ali Hoca Akşehirli o qünün aydınlarının da ilgisini çekmiştir. Ziyaretçi trafiğini günden güne artıran Ökesli Ali Hoca yaşlanmış olan Akşehir müftüsü Hacı Halil Efendi’yi bile ağına çekmiş ve elini öpmüştür. Akşehir ileri gelenleri ve halk Ökesli Ali Hoca’nın ilminden yararlanmak için Akşehir'e gelmesini sağlamışlar. Akşehir Medresesinde öğretim görevlisi yapmışlardır. Öte yandan Ökesli Ali Hoca, Akşehir Müftülük görevini de üstüne almıştır (1853).

O dönemde Akşehir’de kilise, kiliseyi yöneten Hıristiyan papazlar da bulunuyordu. Ökesli Ali Hoca o kadar ünlü ve etkileyiciymiş ki, birçok Hristiyan da onun sevgisi ile Müslüman olmuştur. Bunlardan biri de İslamların mezarlığına konulan Akşehir kilisesi Papazıdır.

Akşehir medresesi öğretim görevlisi, Akşehir Müftüsü Ökesli Ali Rıza Efendi, kendisi gibi birçok bilim adam yetiştirmiştir.

Günümüzde Ökesli yaşlılar onu Ali Hoca olarak anmaktadırlar. Köyde Aile soyunu bilen yoktur. Ancak Kerimler, Kara Ahmet, Kara Mevlitler, Tekeler soyundan gelmiş olabileceğini ileri sürenler vardır.

Not: Bu makale Öğretmen Mehmet Koç’un “Tevfik Ulema, Akşehir Din Alimlerinden Bir Demet” kitabından yararlanılarak yazılmıştır.