Ancak işletmelerin verimliliği, insanların birlikte çalışma kapasitesi ve yerel kararların niteliği de kalkınmanın belirleyicileridir. Akşehir, yerel eylem gruplarına araştırma ve politika geliştirme işlevi kazandırarak bu alanlarda ilerleyebilir.

Önerdiğim yapı, davranış biliminden yararlanan bir yerel düşünce merkezi, yani think tank modelidir. Burada davranışsal modelden kastım, esnafın, üreticinin ve vatandaşın kararlarını etkileyen güven, alışkanlık, belirsizlik ve işlem güçlüklerini incelemektir. Tek başına bir kalkınma reçetesi değildir; sorunları doğru teşhis edip çözümleri küçük ölçekte sınamanın yöntemidir. OECD’nin davranışsal kamu politikası çalışması, farklı sektörlerden 100’ün üzerinde uygulamayı incelemektedir.

Akşehir’in nüfusu resmî ADNKS karşılaştırmasına göre 2023’te 92.946, 2024’te 93.719’dur. MEB’in 2025 nüfusunu kullanan resmî tablosunda ise 93.613 olarak yer almaktadır. Son iki yıl arasındaki fark 106 kişilik azalıştır; yaklaşık yüzde 0,11. Bu tek başına ekonomik gerilemenin veya göçün kanıtı sayılamaz. Fakat nüfusun yanı sıra gençlerin istihdamı, işletmelerin devamlılığı ve gelirlerin izlenmesi gerektiğini hatırlatır.

Türkiye ölçeğindeki tablo da küçük işletmeleri merkeze almamız gerektiğini gösteriyor. TÜİK verilerini derleyen KOSGEB raporuna göre 2024’te KOBİ’ler kapsanan girişimlerin yüzde 99,6’sını, çalışanların yüzde 68,5’ini, cironun yüzde 44,1’ini ve faktör maliyetiyle katma değerin yüzde 41,2’sini oluşturuyor. Bu oranlar Akşehir’e ait değildir; ayrıca girişim ve üretim paylarının farklılaşması tek başına verimsizliği kanıtlamaz. Yine de işletme sayısını artırmanın yanında üretkenliği geliştirmeyi de düşünmemiz gerektiğini gösterir.

Para ve maliye politikalarının yerel etkileri bu noktada önem kazanır. Faiz ve kredi koşullarındaki sıkılaşma, yatırım ve işletme sermayesini zorlayabilir. TCMB, parasal aktarımın faiz, beklenti, kur ve varlık fiyatları üzerinden ekonomik kararları etkilediğini açıklıyor. Vergi yükü artışı veya kamu harcamalarının daralması da koşullara göre nakit akışını ve talebi baskılayabilir. Ancak fiyat istikrarının sağlanması uzun vadede işletmelere yarar sağlar; her politika değişikliğini yalnızca olumsuzluk olarak okumamak gerekir.

Akşehir ulusal faiz oranını belirleyemez. Buna karşılık aynı finansman koşullarında daha az stokla çalışmayı, alacağını daha düzenli tahsil etmeyi, enerji kaybını azaltmayı ve yeni pazarlara ulaşmayı öğrenebilir. Yerel düşünce merkezinin katkısı, makroekonomik baskıyı ortadan kaldırmak değil, işletmelerin bu baskıya karşı dayanıklılığını artırmak olabilir.

Böyle bir merkez belediye, ticaret ve sanayi odası, esnaf temsilcileri, üniversite, üreticiler ve mali müşavirlerin katılımıyla çalışabilir. Gençlerin ve kadın girişimcilerin görüşleri de karar sürecine girmelidir. İşe büyük bir bina ve kalabalık kadroyla başlamak gerekmez. Küçük bir araştırma ekibi, düzenli veri toplama ve açık bir çalışma programı daha gerçekçi bir başlangıçtır.

İlk çalışma, farklı sektörlerden örneğin 100 işletmeyle yapılacak bir durum analizi olabilir. Bu sayı öneridir; kendiliğinden temsiliyet sağlamaz. Sektör ve ölçek dağılımı gözetilmeli, mahalle ve kırsal yerleşimler kapsanmalıdır. “Eleman bulamıyorum” cevabının arkasında beceri eksikliği mi, ücret mi, ulaşım mı olduğunu ayırmadan kurs açmak kaynak israfına dönüşebilir. “Satış yok” şikâyetinin arkasında fiyat, ürün, müşteri erişimi veya tahsilat sorunu bulunabilir.

Davranışsal yaklaşım, çözümün kullanılmasını engelleyen ayrıntıları da araştırır. Ortak pazarlamaya katılmayan üreticinin sorunu bilgisizlik kadar güvensizlik olabilir. Dijital satıştan uzak duran esnaf, iade sürecini veya maliyetini anlamıyor olabilir. Karmaşık başvuruyu sadeleştirmek, gider ve faydayı açıkça göstermek, küçük bir deneme sunmak ve gönüllü katılımı kolaylaştırmak sınanabilecek müdahalelerdir. İnsanların kararına saygı duyan bu yöntem, şeffaflıkla uygulanmalıdır.

Akşehir için üç pilot çalışma önerilebilir: işletmelerde nakit akışı ve tahsilat takibi; tarımsal ürünlerde kayıp, işleme ve pazarlama analizi; gençler için işveren talebine dayalı eğitim ve işe yerleştirme. Fuar ve şenlikler de ziyaretçi sayısıyla birlikte yerel işletmelere sağladıkları ek satış, sipariş ve konaklama üzerinden değerlendirilebilir. Ortak lojistik seçenekleri araştırılabilir; toplu alım veya satış çalışmaları rekabet kuralları gözetilerek tasarlanmalıdır.

Avrupa’daki LEADER deneyimi bu yaklaşımın ölçeğini gösteriyor. Avrupa Komisyonunun 2024 değerlendirme duyurusu, yaklaşımın yaklaşık 60 bin işin yaratılmasına katkı verdiğini; 2.700’ün üzerinde yerel eylem grubunun 170 milyonluk kırsal nüfusu kapsadığını bildiriyor. Bunlar Akşehir için tahmin değildir. Üstelik sonuçlar finansmanla desteklenen bir kalkınma yaklaşımına aittir; yalnızca düşünce merkezi kurmanın etkisini ölçmez. Buradan çıkarılabilecek ders, yerel katılımın kaynak ve uygulama kapasitesiyle birlikte çalışmasıdır.

Mehmet Münip Babur’un 2019 doktora tezinin erişilebilir özetinde, düşünce kuruluşlarının siyasi ve ekonomik güç merkezleriyle mesafe kurma ve eleştirellik sorunları vurgulanıyor. Akşehir’de kurulacak yapı bu uyarıyı ciddiye almalıdır. Finansmanı, yöntemi ve proje seçim gerekçeleri açıklanmalı; farklı görüşler temsil edilmelidir. Araştırma sonuçları yöneticinin beklentisine uymadığında da yayımlanabilmelidir.

Başarıyı toplantı, rapor ve dağıtılan broşür sayısıyla ölçemeyiz. Aşağıdaki göstergeler tahsilatı, üretkenliği ve kalıcı istihdamı izlemek için kullanılabilir. Müdahale öncesinde başlangıç ölçümü yapılmalı; mümkünse benzer işletmelerden karşılaştırma grubu oluşturulmalıdır. Enflasyondan arındırılmamış ciro artışı kalkınma sayılmaz. Bir işletmenin kazancı komşusunun kaybından oluşuyorsa şehir toplamında aynı büyüme gerçekleşmiş olmayabilir.

Örneğin programdaki işletmelerin reel satış endeksi 100’den 110’a, karşılaştırma grubununki 100’den 104’e çıkarsa basit farkların farkı hesabı 6 endeks puanıdır. Bu, grafikteki varsayımsal örnektir; gerçekleşmiş sonuç veya büyüme vaadi değildir. Benzer başlangıç eğilimleri, mevsimsellik ve katılımcı seçimi incelenmeden kesin nedensellik kurulamaz.

Akşehir’in kamu kaynaklarına ihtiyacı devam edecektir. Yerel eylem gruplarına araştırma, davranış analizi ve etki ölçümü kazandırmak ise hem mevcut imkânları daha iyi kullanmasını hem de kamuya daha sağlam projeler sunmasını sağlayabilir. Bunun yolu, yerel sorunları verilerle tanımlamak, çözümleri birlikte denemek ve sonuçlara göre kararları değiştirmektir.

Kalkınma ve etki göstergeleri

Kaynak: TÜİK 2024 verilerini derleyen KOSGEB 2026 raporu. Ulusal sanayi ve hizmet girişimleri kapsamı; Akşehir verisi değildir.

Ölçüm örneği: (110 − 100) − (104 − 100) = 6 endeks puanı. Bütün sayılar varsayımsaldır; başlangıç dönemi = 100.

Gösterge

Ölçüm

Tahsilat süresi

Ortalama gün; sektör bazında başlangıç ve üç aylık izleme

Üretkenlik

Çalışılan saat başına reel katma değer

Kalıcı istihdam

Yerleştirilenlerden 6 ay sonra işte kalanların oranı

Yeni pazar

İlçe dışı müşterilere reel satış ve toplam satıştaki payı

Kaynak verimliliği

Birim ürün başına su ve enerji; ürün kayıp oranı