Ama asıl soruyu sormuyoruz:

İnsan neden gidiyor?

Çünkü bugün bir şehrin büyüklüğünü bina sayısı değil, içinde kalmayı seçen insan sayısı belirliyor.

Gençlerimiz lise bitince gidiyor.

Üniversite bitince geri dönmüyor.

Aileler çocuklarının geleceği için başka şehirleri adres gösteriyor.

Bu tabloyu görmeden kalkınmadan söz edemeyiz.

GÖÇÜN GERÇEK SEBEBİ: GELECEK GÖREMEMEK

Gençler iş ister.

Kariyer ister.

Kendi işini kurma imkânı ister.

Büyüyebileceği bir ekosistem ister.

Eğer bunları burada göremezse bavulunu toplar.

Bu kadar net.

Kimse doğduğu yeri keyfinden terk etmez.

SADECE ŞENLİKLERLE EKONOMİ KURULMAZ

Yanlış anlaşılmasın; elbette etkinlikler olsun.

Şehir tanıtılsın, esnaf hareket görsün, insanlar eğlensin.

Ama şu soruyu da sormak zorundayız:

Harcanan kamu kaynağı kalıcı işe dönüşüyor mu?

Şenlik bittiğinde:

- kaç yeni işletme açıldı?

- kaç yatırımcı geldi?

- kaç genç iş kurdu?

- kaç kişi “ben burada kalacağım” dedi?

Eğer bu soruların cevabı zayıfsa, o zaman ortada ciddi bir verim tartışması vardır.

Çünkü festival ekonomisi geçicidir.

Üretim ekonomisi kalıcıdır.

BELEDİYEDEN BEKLENEN NEDİR?

Belediye fabrika kurmaz, doğru.

Ama yatırımın önünü açacak zemini hazırlar.

- girişimciye alan açar

- iş kuracak gence yol gösterir

- bürokrasiyi kolaylaştırır

- paydaşları bir araya getirir

- şehrin ekonomik vizyonunu oluşturur

Eğer bunlar eksik kalıyorsa, şehir yerinde sayar.

PEKİ ÇÖZÜM NE?

Sürekli eleştirmek kolay.

Asıl mesele, masaya somut bir yol koymak.

İşte burada çok kritik bir fikir devreye giriyor:

Genç Girişimci Çalıştayı.

NEDEN ÇALIŞTAY?

Çünkü göçün panzehiri paradır ama paranın ön şartı organizasyondur.

Genç, yalnız olmadığını görürse kalır.

Destek bulacağını hissederse kalır.

Sermayeye ulaşabileceğine inanırsa kalır.

Bir çalıştay;

- gençleri

- sanayicileri

- esnafı

- bankaları

- yatırımcıları

- kamu kurumlarını

aynı masada buluşturur.

Bu, şehirde yepyeni bir enerji üretir.

ASIL KAZANÇ: PSİKOLOJİK KIRILMA

Şehirde şu cümle yayılmaya başlar:

“Akşehir’de artık bir şeyler oluyor.”

Bu cümle göçü yavaşlatır.

Bu cümle yatırımcıyı düşündürür.

Bu cümle geri dönüş ihtimalini artırır.

BİR GÜNLÜK TOPLANTI DEĞİL, BAŞLANGIÇ

Eğer bu organizasyonun sonunda:

- görev dağılımı yapılırsa

- takvim belirlenirse

- finans kaynakları oluşturulursa

- gençlerin projeleri takip edilirse

işte o zaman gerçek değişim başlar.

Aksi halde yine konuşur, dağılırız.

ARTIK KARAR ZAMANI

Ya geçici kalabalıklarla mutlu olacağız, ya kalıcı kalkınmanın temellerini atacağız.

Gençlerimize şunu deme cesaretini göstermeliyiz:

“Gitmek zorunda değilsin, burada da başarabilirsin.”

Bu sözü güçlü kılacak ilk adım ise iyi hazırlanmış, sonuç odaklı bir Genç Girişimci Çalıştayıdır.

YEREL YÖNETİCİLERE AÇIK ÇAĞRI

Bu şehir hepimizin.

Gençler hepimizin.

Gelecek hepimizin sorumluluğu.

Bugün makam, kurum, siyasi görüş fark etmeksizin bir araya gelme günüdür.

Gelin;

- gençleri dinleyelim,

- girişimcinin önünü açalım,

- yatırımcıya net bir yol haritası sunalım,

- kaynakları kalıcı üretime yönlendirelim.

Bu adımı atarsak kazanan bir kurum değil, Akşehir olur.

Tarih, konuşanları değil;

inisiyatif alanları hatırlar.