Geçen gün bir kurum amirinin devletin makam aracıyla cuma namazına geldiğini bu gözler gördü. Başka bir resmi araç ise istisnasız her gün birkaç kez çocuğunun okulunun önünde adeta özel servis gibi fink atıyor. Sabah çorbacının, börekçinin önü, pazar yeri alışverişi derken; akşam mesai bitiminde bir bakarsınız resmi bir araç aile boyu evine bırakılıyor.
Sorsak hepimiz "Elhamdülillah Müslümanız." Lakin yapılanı inançsız Japonlar dahi yapmıyor. Onlar kendi hatalarında onurlu bir duruş sergilerken, bizdekiler sağlam bir siyasinin koltuğunun altında "kakarakiri" yapmaya devam ediyor. "Devletin malında tüyü bitmemiş yetimin hakkı var" sözü tarihe gömüldü; helal haram, kul hakkı tamamen unutuldu. Dinle imanla yan yana koyamayacağımız bu durum, namuslu bir vicdanın kabul edemeyeceği açık bir ahlaksızlıktır.
Çocuğunuzdan utanın, vatandaştan utanın, el açıp dua ederken Allah’tan utanın. Kim ki devletin kurumlarında bu haksızlığı, yolsuzluğu ve usulsüzlüğü meşru görürse, bu milletin ahı yakasını bırakmayacaktır. Akşehir’deki bu başıbozukluğa dur diyecek yetkili, vicdanlı devlet büyüklerimize sesleniyoruz: Karar masanızdadır, bu pespayeliğe artık bir son verin.