Sultandağları’nın doğal zenginliklerini ve yaşam alanlarını korumak amacıyla bir araya gelen bölge halkı, Nesma Enerji tarafından yapılması planlanan Karatay Rüzgâr Enerji Santrali projesine tepki gösterdi. Çimendere, Engili, Ilıcak, Çamlı ve Çakıllar başta olmak üzere bölgedeki yerleşim yerlerini yakından ilgilendiren projeye ilişkin yapılan açıklamada, projenin yalnızca bir enerji yatırımı olarak değerlendirilemeyeceği, bölgenin ekolojik dengesi ve halkın geçim kaynakları açısından ciddi riskler barındırdığı ifade edildi.
12 TÜRBİN, 20 KİLOMETRE YOL VE BÜYÜK HAFRİYAT
Proje kapsamında 10'u ormanlık, 2'si mera alanında olmak üzere toplam 12 rüzgâr türbini kurulmasının planlandığı belirtilen açıklamada, yaklaşık 20 kilometre yeni yol açılacağı, 49 bin ton bitkisel toprağın sıyrılacağı ve 181 bin ton hafriyat çıkarılacağı kaydedildi.
Ayrıca proje kapsamında yaklaşık 67,7 ton ANFO ve 3,15 ton dinamit kullanılmasının öngörüldüğüne dikkat çekilerek, gerçekleştirilecek patlatmaların yeraltı su kaynakları, orman ekosistemi ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerinin bilimsel açıdan değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey'in bilimsel değerlendirmelerine de atıfta bulunulan açıklamada, su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki risklerin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.
“KÖYLÜNÜN BAĞIŞLADIĞI TOPRAKLAR ŞİRKETLERİN KAZANCINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”
Açıklamada dikkat çekilen konulardan biri de yöre halkının geçmişte kamu yararı amacıyla yaptığı arazi bağışları oldu.
Bölge halkının geçmişte sel baskınlarının önlenmesi ve yerleşim alanlarının korunması amacıyla kendi mülkiyetindeki tarlaları devlete bağışladığı hatırlatılarak, bu fedakârlığın bugün bir enerji şirketinin projesine nasıl konu edildiğinin açıklığa kavuşturulması istendi.
Açıklamada, “Köylünün kamu yararı için devlete bağışladığı topraklar, bugün nasıl oluyor da bir şirketin enerji projesinin konusu hâline getiriliyor? Halkın ortak yararı için bağışlanan toprakların şirketlerin kullanımına açılmasını kabul etmiyoruz. Köylünün fedakârlığı şirketlerin kazancına dönüştürülemez” ifadelerine yer verildi.
YAMAÇ PARAŞÜTÜ VE TURİZM DE RİSK ALTINDA
Projenin yalnızca tarım ve hayvancılığı değil, bölgenin sportif ve turistik geleceğini de etkileyebileceği belirtildi.
Sultandağları'nın uluslararası yamaç paraşütü etkinliklerine ev sahipliği yaptığı hatırlatılan açıklamada, türbinlerin oluşturabileceği hava akımı değişiklikleri ve türbülansın uçuş güvenliğini ve sportif faaliyetlerin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Bölgenin doğal rüzgâr koşullarının yamaç paraşütü açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, enerji yatırımı gerekçesiyle bölgenin turizm potansiyelinin tehlikeye atılmaması gerektiği vurgulandı.
253 BİTKİ TAKSONU, 62 KUŞ VE 11 YARASA TÜRÜ
Proje sahasının biyolojik çeşitliliğine ilişkin verilerin de paylaşıldığı açıklamada, bölgede 253 bitki taksonu, 62 kuş türü ve 11 yarasa türünün tespit edildiği belirtildi.
Açılacak yolların, ağaç kesimlerinin ve patlatmaların doğal yaşam alanlarının bütünlüğünü tehdit edebileceği ifade edilerek, kuşların uçuş güzergâhları ile yaban hayvanlarının yaşam alanlarının korunması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, “Doğa yalnızca insanlara ait değildir. Bu topraklarda yaşayan her canlının yaşam hakkı vardır. Biz çocuklarımızın gökyüzünde leylekleri, bahçelerinde arıları, dağlarında yabani hayvanları görmeye devam etmesini istiyoruz” denildi.
“YENİLENEBİLİR ENERJİYE DEĞİL, DOĞANIN TAHRİBİNE KARŞIYIZ”
Enerji üretimine karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan bölge halkı, itirazlarının doğanın ve yaşam alanlarının zarar görmesine yönelik olduğunu belirtti.
Açıklamada, “Biz yenilenebilir enerjiye karşı değiliz. Biz doğayı koruma iddiasıyla doğanın tahrip edilmesine karşıyız. Bir tarafta 49 yıllık işletme hesabı, diğer tarafta binlerce yılda oluşmuş doğal yaşam vardır. Hiçbir şirketin kârı, halkın temiz suya ulaşma hakkından, köylünün toprağından ve ormanlarımızın geleceğinden üstün değildir” ifadeleri kullanıldı.
YARIN ÇAMLI'DA KEŞİF GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Karatay RES projesine ilişkin keşfin 6 Kasım Cuma (yarın) günü saat 10.30'da Çamlı Mahallesi'nde gerçekleştirileceği bildirildi.
Bölge halkı, keşif sırasında yurttaşların itirazlarının, bilim insanlarının uyarılarının ve doğal yaşam üzerindeki olası etkilerin dikkate alınmasını istedi.
Akşehir halkına, öğretmenlere, bilim insanlarına, sendikalara, çevre örgütlerine ve demokratik kitle örgütlerine çağrıda bulunan yurttaşlar, herkesi keşif günü saat 10.30'da Çamlı Mahallesi'nde buluşmaya davet etti.
YETKİLİLERE PROJENİN DURDURULMASI ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda yetkililere şu çağrılar yapıldı:
- Karatay RES projesinin durdurulması,
- Su kaynakları, ormanlar, meralar ve tarım alanları üzerindeki etkilerin bağımsız bilimsel incelemelerle değerlendirilmesi,
- Yamaç paraşütü faaliyetleri ve bölgenin turizm potansiyeli üzerindeki olası etkilerin araştırılması,
- Halkın kamu yararı amacıyla bağışladığı arazilerin hangi amaçla ve hangi koşullarda projeye konu edildiğinin açıklanması,
- Bölge halkının itirazlarının dikkate alınması.
Açıklama, “Sultandağları sahipsiz değildir! Toprağımızı, suyumuzu, ormanımızı savunacağız! Şirketlerin kârı değil, halkın yaşam hakkı esastır! Sultandağları bizimdir, bizim kalacak! Yaşasın toprağına, doğasına ve geleceğine sahip çıkan halkın mücadelesi!” sözleriyle sona erdi.





