Oysa unutulmaması gereken önemli bir gerçek var: LGS bir hayat sınavı değil, sadece bir bilgi ve beceri sınavıdır.

LGS bir kapıdır; fakat hayatta tek kapı değildir. Bir kapı kapanırsa başka bir kapı açılır. Asıl mesele hangi okulda olduğunuz değil, bulunduğunuz yerde ne kadar gayret gösterdiğinizdir.

Bu nedenle sınava değil, emeğinize güvenin. Çünkü başarı çoğu zaman sonuçta değil, vazgeçmeden yürümeye devam edenlerin yolunda saklıdır.

Bugünlerde öğrenciler kadar aileler de heyecanlı. Ancak bu heyecanın baskıya dönüşmemesi gerekiyor. Çocuklarımızın ihtiyacı olan şey, son dakika nasihatlerinden çok güven veren bir bakış, destekleyen bir söz ve sakin bir ortamdır.

Sınavın sonucu ne olursa olsun, alınacak puan bir çocuğun karakterini, değerini ve gelecekteki başarısını belirlemez. Tarihe baktığımızda, hayatta büyük başarılara imza atan insanların ortak özelliğinin yüksek sınav puanları değil; azim, çalışma disiplini ve pes etmemek olduğunu görürüz.

LGS öncesinde artık yeni konular öğrenmenin zamanı değil. Bu günler, zihni dinlendirmenin, eksikleri gözden geçirmenin ve özgüveni korumanın günleridir. Çünkü sınav salonuna taşınacak en önemli şey bilgi kadar sakinliktir.

Sevgili öğrenciler;

Bugüne kadar gösterdiğiniz emek zaten başlı başına bir başarıdır. Sınav günü sadece bildiklerinizi ortaya koymaya çalışın. Bir soruya takılıp kalmayın, moralinizi kaybetmeyin ve unutmayın ki zor soru herkese zordur.

Sevgili veliler;

Çocuklarınıza sonuç odaklı değil, emek odaklı yaklaşın. Sınavdan çıkarken ilk sorunuz "Kaç net yaptın?" değil, "Kendini nasıl hissediyorsun?" olsun.

Çünkü hayatta bazı sınavlar puanla ölçülür, bazıları ise insanlıkla... LGS birincisi olmak önemlidir; ama iyi bir insan yetiştirmek çok daha önemlidir.

Tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum. Kalemleri güçlü, zihinleri açık, yolları aydınlık olsun.