Kan bağışı…
Bir hastane odasında, ameliyat masasında, yoğun bakımda bir ünite kan, bir insanın hayata yeniden tutunmasına vesile olur. Kan üretilemez; tek kaynağı insandır. Her gün binlerce insan kan beklemektedir. Trafik kazaları, ameliyatlar, doğumlar, kronik hastalıklar… Hayatın olağan akışı içinde birileri her gün kana ihtiyaç duymaktadır.
Üstelik kan bağışı sadece alan için değil, veren için de faydalıdır. Düzenli kan bağışı, vücudun kendini yenilemesini destekler; kan hücrelerinin tazelenmesine katkı sağlar. Demir dengesinin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca bağış öncesinde yapılan sağlık kontrolleri sayesinde kişi, kendi sağlığı hakkında da bilgi sahibi olur. Yani kan vermek, hem bir hayatı kurtarmaya vesile olmak hem de kendi sağlığımızı gözetmektir.
Biz afetlerde sahadayız. Enkaz altında can arıyoruz. Ancak biliyoruz ki hayat kurtarmak sadece afet anında olmaz. Kan bağışı, en kolay ve en etkili hayat kurtarma yollarından biridir.
Afetlere hazırlık denildiğinde hep deprem çantası konuşulur. Oysa bir başka hazırlık daha vardır: düzenli kan bağışçısı olmak. Çünkü büyük afetlerde ilk ihtiyaçlardan biri kandır. Hazırlıklı toplum, sadece ekipmanlı değil; bilinçli toplumdur.
Bugün, Yaren Arama Kurtarma yönetimi ve ailelerimizle birlikte iftar soframızda buluşacağız. Ve iftarın ardından hep birlikte Türk Kızılayı’na giderek kan bağışında bulunacağız.
Çünkü biz inanıyoruz ki hayat kurtarmak sadece enkaz altında olmaz. Bazen bir hastane koridorunda, bazen bir kan torbasında başlar umut.
Ramazan paylaşma ayıdır.
Belki de en kıymetli paylaşım, bir damla kandır.
Unutmayalım; bir gün değil, düzenli olarak kan verelim. Çünkü bir gün hepimizin ya da sevdiklerimizin kana ihtiyacı olabilir.
Bir damla kan, bir ömür umut olabilir.





