GÜNDEM

Ölüm

Cumartesi sabahı sosyal medyada rastladığım bir fotoğraf ve altına iliştirilen bir söz/bir kelime bu yazıyı yazmama sebep oldu. Zira bu tarz paylaşımlar klasik olmanın ötesinde bana itici geliyor. Ne demek istediğimi yazının devamını okuyan siz okurlara bırakıyorum.

Hepimizin ölümlü olduğunu unutmak bu olsa gerek

Kadir İnanır’ın vefatının hemen ardından

Ertesi sabah sosyal medyadan,

Bir fotoğrafını bul ve paylaş,

Ardına da şu klasik nakaratı tak,

“O güzel insanlar beyaz atlarına binip gittiler”

Oh ne alâ vazifeni yaptın öyle mi ?

Oyunculuğu ve filmleri ile ülke insanının hafızalarında önemli bir yer edinmiş,

Sinema tarihimizde kendine kalıcı bir yer edinmiş ustanın/aktörün arkasından

Herkes sandıklarındaki bu fotoğrafları bir-bir çıkarmış paylaşım yapıyor

Taziye desen taziye değil,

Anma desen anma değil

Kadir İnanır’ı bir fotoğrafa, bir cümleye mi sığdıracaksınız ey ülke insanı ?

Bir de yetmiyormuş gibi asıl kafama takılan husus,

Biz insanlar her yaşta ve her an ölebiliriz.

Bunu idrakten uzak bir toplulukla yaşıyoruz ne yazık ki.

Benim çok sıklıkla tekrarladığım, “bugün varız yarın yokuz” cümlesinde olduğu üzere

Biz insanlar dünyaya kazık çakmayacağız.

Elbet öleceğiz.

Önemli olan bize verilen bu yaşam hakkı içinde bu zaman dilimini nasıl değerlendirdiğimiz, nasıl içini doldurduğumuz, insanlığa, insana dair ne verdiğimiz, ne bıraktığımız ve elbette geride kalanlarında bu kişileri lâyıkı vechi ile anmasıdır.

Bu dünyadan kimler geldi kimler geçti. O sebepten gidenin arkasından ahlanıp, vahlanmak yerine bu insanlar; ülkelerine, insanlığa ne kattı, ne verdi ve ona verilen bu son derece kıymetli zaman dilimini nasıl değerlendirdi gibi konulara yoğunlaşarak ve özelliklede günümüzün hızlı yaşam koşullarının dayatması bir fotoğraf bir cümle ile değilde; eserlerinden, katkılarından kesitler vererek hak ettikleri şekilde bu kişileri anmak/paylaşım yapmak daha anlamlı olacaktır. Hatta ötesine de geçecek olursak, bu kişilerin yaşadıkları mekânlarda; sokak, meydan, park, kütüphane, kültür merkezi gibi ortamlara isimlerini vererek ya da isimlerine düzenlenecek etkinliklerle onları anmamız/yaşatmamız gerekir.

Bu yazının yazılmasına sebep en önemli husus, hepimizin her an ölümlü olduğunun farkında olarak bu kıymetli süreci yaşamamız gerektiği ve elbette birbirimize karşı davranışlarımızda da bu konuyu hiç unutmadan hareket etmemiz gerektiğidir.

Bu minvalde Ara Güler üstadımızın diline doladığı, benimde vazgeçemediğim şu cümlesini burada anımsatmak da faydalı olacaktır.

"Yaşam size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini tek tek doldurmaya bakın."

Yine bu hususla ilgili Kur'an-ı Kerim’in, Âl-i İmrân(185. ayet) ve Ankebût(57. ayet) surelerinde yer alan ve hayatın fani olduğunu vurgulayan "Her canlı ölümü tadacaktır" ifadeside ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ifade etmektedir.

Sonuç: İnsanların ölümlü olduğunu bir an olsun unutmamamız gerekir. İnsanların kendilerine verilmiş bu çok kıymetli zaman dilimini kullanırken de ülkesine, insanına, dünyaya, evrene katkı sunmuş tüm yaşayıp öte âleme intikâl etmiş insanları, hak ettikleri şekilde anmaları gerekir.

{ "vars": { "account": "G-5Z2CE4T8R8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }