İlk bakışta basit bir aforizma gibi görünüyor. Ancak üzerinde biraz düşününce, modern insanın en büyük çelişkilerinden birine işaret ettiğini fark ediyoruz.
Bugün insanların temel amacı mutlu olmak değil; mutsuz olmaktan kaçmak.
Kaygılanmamak için plan yapıyoruz. Başarısız olmamak için çalışıyoruz. Yalnız kalmamak için ilişkiler kuruyoruz. Hasta olmamak için spor yapıyoruz. Fakir olmamak için para biriktiriyoruz.
Bütün enerjimizi eksileri önlemeye harcıyoruz.
Fakat bir süre sonra hayat sadece savunmadan ibaret hâle geliyor.
Futbolda sürekli kendi ceza sahasında kalan takımın maç kazanamaması gibi, insan da sürekli tehditlere odaklandığında yaşamayı unutuyor.
Diyojen’in eleştirisi tam olarak burada başlıyor.
Mutluluk Bir Hedef mi, Bir Yan Ürün mü?
Antik Yunan filozoflarının çoğu mutluluğu doğrudan kovalamanın hata olduğunu düşünüyordu.
Örneğin, Aristoteles mutluluğun bir duygu değil, erdemli yaşamanın sonucu olduğunu söylerdi.
Yani amaç mutluluk değil; iyi bir insan olmak, anlamlı işler yapmak ve potansiyelini gerçekleştirmektir. Mutluluk ise bunun ardından gelir.
Bugün ise tam tersini yapıyoruz.
Mutluluğu doğrudan hedefe koyuyoruz.
Mutlu hissetmediğimiz günleri başarısızlık olarak görüyoruz.
Oysa insan psikolojisi böyle çalışmaz.
Acıdan Kaçmak Hayatı Daraltır
- yüzyılda Friedrich Nietzsche şöyle der:
“İnsanı öldürmeyen şey onu güçlendirir.”
Nietzsche’ye göre yaşamın amacı rahatlık değildir.
Gelişim çoğu zaman zorlukla gelir.
Kaslar yük altında gelişir.
Karakter sorumluluk altında gelişir.
Bilgelik ise çoğu zaman acıların içinden geçerek oluşur.
Bu nedenle sürekli mutsuz olmamaya çalışmak, bazen insanı güçlendirecek deneyimlerden de uzaklaştırabilir.
Modern Çağın Tuhaflığı
Belki de tarihte ilk kez insanlar bu kadar konforlu yaşarken bu kadar yoğun kaygı yaşıyor.
Çünkü artık tehlikelerden çok ihtimallerle mücadele ediyoruz.
“Ya başarısız olursam?”
“Ya beni sevmezlerse?”
“Ya istediğim üniversite olmazsa?”
“Ya gelecekte sorun çıkarsa?”
Henüz gerçekleşmemiş olaylar için bugünkü huzurumuzu harcıyoruz.
Bu durum özellikle öğrencilerde çok belirgin.
Sınava hazırlanırken bazı gençler çalışmaktan değil, stres yaşamaktan yoruluyor.
Aslında sorun sınav değil; sınavla ilgili zihinde üretilen senaryolar.
Belki de Sorulması Gereken Soru Şu
Mutlu olmak için ne yapmalıyım?
değil…
Mutsuz olmaktan korktuğum için neleri yaşamıyorum?
Sorunun cevabı burada saklı olabilir.
Çünkü hayat tamamen güvenli olduğunda değil, anlamlı olduğunda değer kazanır.
Diyojen’in iki bin yıldan fazla zaman önce söylediği iddia edilen söz, bugün hâlâ bize aynı şeyi hatırlatıyor:
Hayatı sadece sorun çıkmasın diye yaşamaya çalışırsanız, bir gün dönüp baktığınızda yaşamış olmaktan çok korunmuş olduğunuzu fark edebilirsiniz.
Ve bazen mutluluk, onu kovalamayı bıraktığınız anda sessizce yanınıza oturur.
Görüş ve eleştirileriniz benim için önemli: [email protected]





