“Türkiye Yeni Bir Vekâlet Savaşına Sürüklenmemeli”
Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, Mekke İttifakı’nın Türkiye’yi yeni bir vekâlet savaşının içine çekebileceği görüşünü dile getirerek başta Konya milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerine açık çağrıda bulundu.
Gazetemizi ziyaret eden Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanı Harun Öz ve Basın Sözcüsü Muhammer Yakın, partilerinin konuya ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Yapılan açıklamada, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana farklı dönemlerde vekâlet savaşlarının etkisi altında kaldığı öne sürülerek sağ-sol çatışmaları, ASALA ve PKK örnek gösterildi. Açıklamada, bu süreçlerin Türk milletine ağır bedeller ödettiği ifade edildi.
“Suriye, Irak ve Libya’daki Gelişmeler Örnek”
Komşu ülkeler Suriye, Irak ve Libya’da yaşananların da vekâlet savaşlarının sonuçları olarak değerlendirildiği açıklamada, bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurduğu savunuldu.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin de eleştirildiği açıklamada, Türkiye’nin yeni bir vekâlet savaşının konusu ve parçası haline getirilmemesi gerektiği vurgulandı.
“Mekke İttifakı, Mekke’nin Anlamından Uzak”
Açıklamada, Yemen’deki siyasi ve askerî gelişmeler ile Suudi Arabistan, ABD, İran ve Husiler arasındaki ilişkiler değerlendirilerek bölgedeki güç mücadelesinin farklı aktörler üzerinden yürütüldüğü ileri sürüldü.
Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, Mekke isminin ittifak için kullanılmasını da eleştirerek söz konusu girişimin bölgedeki güç dengeleri ve emperyal politikalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Milletvekillerine “Hayır” Oyu Çağrısı
Açıklamanın sonunda, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı çatışmalardan ders çıkarması gerektiği belirtilerek meselenin yalnızca Ankara’nın değil, Konya’nın, Akşehir’in ve tüm vatandaşların meselesi olduğu ifade edildi.
Millet Partisi Akşehir İlçe Başkanlığı, hangi siyasi partiden olursa olsun başta Konya milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekillerine seslenerek, Mekke İttifakı Anlaşması’na “hayır” oyu vermeleri çağrısında bulundu.
Açıklamada, milletvekillerinin bu yönde karar almalarının vicdani, millî ve tarihî bir sorumluluk olduğu belirtilerek sürecin takipçisi olunacağı kaydedildi.





