Nasreddin Hoca’nın torunlarının yaşadığı Akşehir’de siyasetin kazanı kaynıyor ama kepçeyi kimin tutacağı henüz belli değil!
Mahkemenin butlan kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığına gelmesi, Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını açmıştı. Özgür Özel ve beraberindeki 90 kişi ise Yeni Parti çatısı altında siyaset yapma kararı almıştı.
Yeni Parti’nin kurulmasının ardından Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinde CHP’de görev yapan bazı başkan ve yöneticilerin yeni partiye geçişleri başladı.
Akşehir’de ise tablo çok daha dikkat çekici hale geldi.
CHP Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun ve yönetim kurulu üyelerinin tamamının Yeni Parti’ye geçmesinin ardından CHP’nin Akşehir teşkilatında yeni bir dönem başladı. İlçe başkanlığı konusunda henüz yeni bir görevlendirmenin yapılmaması ise gözleri CHP’den seçilen Akşehir Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal ile CHP’li belediye meclis üyelerine çevirdi.
Çünkü Akşehir siyasetinde uzun süredir Belediye Başkanı Köksal ile dönemin CHP ilçe örgütü arasında görüş ayrılıkları bulunduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılıyordu.
İlçe Başkanı Sevim Uzun ve yönetiminin Yeni Parti’ye geçmesine rağmen Köksal ile CHP’li belediye meclis üyelerinin aynı yönde bir adım atmaması, bu kez “Eski anlaşmazlıklar yeni partide de yolları mı ayırdı?” sorusunu gündeme getirdi.
Kesin cevabı tarafların vereceği açıklamalar gösterecek.
Ancak Nasreddin Hoca’nın meşhur hesabıyla bakarsak ortada ilginç bir durum var:
İlçe yönetimi haklıysa Yeni Parti’ye geçti.
Köksal haklıysa CHP’de kaldı.
Meclis üyeleri de CHP’de kaldı.
Peki Hoca bugün yaşasaydı, “Sen de haklısın” dedikten sonra Akşehir siyasetinin bu hesabını nasıl çözerdi?
Tartışmayı daha da ilginç hale getiren ise Akşehir Belediye Başkanı Dr. A. Nuri Köksal’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığına yeniden gelmesinin ardından gösterdiği sert tepki.
Köksal, mayıs ayında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu’na yönelik şu ifadeleri kullanmıştı:
“Akşehir Şehremini olarak ifade edeyim ki artık siz hemşerimiz değilsiniz. Soy bağınız Akşehir’e uzanıyor olabilir; siz hâlâ bizden olduğunuzu iddia edebilirsiniz ama biz sizden değiliz.”
Köksal’ın o günkü çıkışı oldukça netti.
Aradan geçen sürede ise Akşehir Belediye Başkanı’nın CHP üyeliğinden istifa ettiğine ilişkin bir karar kamuoyuna yansımadı.
İşte tam da burada Nasreddin Hoca’nın torunlarının siyaset matematiği devreye giriyor:
“Kılıçdaroğlu varsa biz yokuz” çıkışından, “Kılıçdaroğlu var ama biz de şimdilik buradayız” noktasına nasıl gelindi?
Akşehir kamuoyunun cevabını merak ettiği sorulardan biri bu.
Üstelik mesele yalnızca Belediye Başkanı Köksal ile sınırlı değil.
CHP’li Akşehir Belediye Meclisi üyelerinin de yaşanan siyasi gelişmeler karşısında nasıl bir yol izleyecekleri henüz netleşmiş değil. Dönemin CHP Akşehir İlçe Başkanı ve yönetiminin topluca Yeni Parti’ye geçmesine karşın belediye başkanı ve meclis üyelerinin CHP’de kalmayı sürdürmesi, Akşehir siyasetindeki eski ilişkiler ve görüş ayrılıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Ortaya ister istemez şu soru çıkıyor:
CHP Akşehir İlçe Yönetimi ile Belediye Başkanı ve belediye meclis üyeleri arasında düşünüldüğünden daha derin bir siyasi anlaşmazlık mı vardı?
Yoksa Başkan Köksal ve meclis üyeleri karar vermek için sadece gelişmelerin biraz daha netleşmesini mi bekliyor?
Şimdilik bu soruların kesin bir cevabı yok.
Takvim ise siyasi tartışmayı daha da ilginç hale getiriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu ve 9 Eylül her yıl CHP’nin kuruluş yıldönümü olarak kutlanıyor.
Akşehir Belediye Meclisi ise 7 Eylül 2026 tarihinde toplanacak.
Dolayısıyla CHP’nin kuruluş yıldönümünden yalnızca iki gün önce gerçekleştirilecek toplantı, siyasi kulisler açısından daha fazla önem kazanıyor.
Başkan Köksal ve CHP’li belediye meclis üyelerinden bir istifa açıklaması gelecek mi?
CHP’de kalmaya devam mı edecekler?
Bağımsız olarak mı yollarına devam edecekler?
Yoksa şimdiye kadar mesafeli durdukları Yeni Parti konusunda sürpriz bir karar mı verecekler?
Bütün bu soruların cevabı önümüzdeki günlerde belli olacak.
Nasreddin Hoca’nın torunlarının memleketinde siyaset yine Hoca’nın fıkralarına nazire yaparcasına ilerliyor.
Bir tarafta CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçen eski ilçe yönetimi, diğer tarafta Kılıçdaroğlu’na çok sert tepki göstermesine rağmen CHP’de kalmaya devam eden belediye başkanı ve meclis üyeleri...
Göl maya tutar mı bilinmez ama Akşehir siyasetinde kazanın doğurup doğurmayacağını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Şimdilik Hoca’nın eşeğini tersine çevirmeden beklemek en iyisi:
Bakalım 7 Eylül’deki Belediye Meclisi toplantısından sonra kim hangi yöne gidecek?





